İlk Kadın Lilith

lilith

Yahudi kültüründe, Pers ve Babil mitolojilerinde çeşitli göndermelerle varlığına dair inanışların ilk ışık huzmelerini gördüğümüz Lilith efsanesi yalnızca bu kültürlerde sıkışıp kalmamış, kendi yolculuğunu Anadolu topraklarına kadar getirmiştir. Zaman zaman varlığının kanıtlama ihtiyacı duyan kimseler Lilith’in sahiden var olup olmadığına dair derin sorgulamalara girişse bile günümüzde gizemini ve bilinmezliğini sürdüren bir kadındır.

Yahudi inanışlarında; kötülüğe, fesatlığa, şeytana ve şeytani olanlara hizmet eden olarak tasvir edilen Lilith’e dair Eski Ahit’teki Yeşaya bölümünde (34.10/14) tasvirler bulunmaktadır. Kötü olanla ilişkilendirilen Lilith ile Yahudi inancından kötü kuş türlerinden sayılan baykuş ve kargalar bağlantılı olarak işlenir.

10 Zift gece gündüz sönmeyecek, dumanı hep tütecek. Ülke kuşaklar boyu ıssız kalacak, sonsuza dek oradan kimse geçmeyecek.
11Baykuşların mülkü olacak orası, büyük baykuşlarla kargalar yaşayacak orada. RAB, Edom’un üzerine kargaşa ipini, boşluk çekülünü gerecek.
12Kral ilan edebilecekleri soylular kalmayacak, bütün önderlerinin sonu gelecek. 13Saraylarında dikenler, kalelerinde ısırganlarla böğürtlenler bitecek. Orası çakalların barınağı, baykuşların yurdu olacak.
14Yabanıl hayvanlarla sırtlanlar orada buluşacak, tekeler[a] karşılıklı böğürecek. Lilith oraya yerleşip rahata kavuşacak.

Tanrı’nın gazap ve kıyamet gibi kavramları işlediği, vahiyler sunduğu kısımlar sonrası Lilith’in kurak ve cehenneme dönen toprakların üzerinde krallığını kuracağını duyurması, Yahudi inanışlarında bu kadının varlığına dair kötücül etkiler bırakır. Bazı kaynaklar isminin Arapça kökenli olduğundan bahsetmektedir. Kelime anlamına dair kesin bir bilgi olmamakla beraber geceye ait olan anlamını taşıdığı inanılmaktadır.

Efsaneleşmiş inanışlara göre Havva’dan önce, erkek ırkının temsili Âdem gibi çamurdan, aynı anda yaratılan başka bir kadının varlığından bahsedilmektedir. Bu kadın kızıl saçlı, oldukça güzel ve çekici bir dişi varlık olarak betimlenmektedir. Tanrı erkek ve kadını insan ırkının üremesi, çoğalması için bir araya gelmelerini söylediğinde cinsel ilişki sırasında kadının yerde, Âdem’in ise bir hâkimiyet sürdürmeye çalışırcasına üstte olmasına şiddetle karşı olan kadın Âdem’e eşit bir varlık olduğunu, beraberliğin küçük düşürücü olduğunu savunarak şiddetle karşı çıkar.

Ancak karşı çıkmalarına çağrı alamayan Lilith, söylentilerin devamında şeytan ile işbirliği yaparak Tanrı’nın kutsal cennetinden kaçar. Bazı kaynaklar Lilith’in cadı ırkını oluşturarak, cennetten büyü sayesinde kaçtığını anlatmaktadır. Lilith’in kaçtığı topraklar bu günün bilinen adıyla Kızılırmak nehrinin yakınlarında olduğuna inanılır.

Ancak Âdem bu kadını istiyor, Tanrı’ya dualar ediyordur. Dualarına, yakarışlarına kayıtsız kalmayan Tanrı melek elçilerini kadının konakladığı yere göndererek geri dönmesini emreder. Lilith kaçtığı sürede şeytan ile beraber olmuş, onun için çocuklar doğurmuştur. Bu yüzden bağlılığının Şeytan’a ait olduğunu dile döken kadın emre uymaz. Melekleri geri gönderir. Şeytan ile Lilith’in birlikteliğinden olma çocukların cinler, çeşitli kötücül varlıklar olduğuna inanılır.

Tanrı, emrine karşın gelen kadına bir gazap sunarak; cennete geri dönmediği her gün çocuklarını öldüreceğini söyler. Yalnızlığın derin acısı Âdem’in ölümlü kalbini her geçen gün yaraladığını gören tanrı Âdem’i uyutarak kaburgalarından başka bir kadın yaratır. İnsanoğlunun anne ve baba olarak kabul gördüğü Havva ile Âdem çifti bir araya gelir böylece. Yaratılış inancının devamında Aden bahçesinde eşlerin mutluluk içerisinde yaşadığını dile getiren dini kaynaklar mevcuttur.

Ancak Lilith cennete dönmedikçe doğurduğu çocuklar Tanrı’nın ağzından dökülen lanetli kelimelerle can veriyordu. Annelik duygusunun ne olduğunu bilen, acıyı derinden hisseden Lilith, Âdem ile Havva’nın ırkından gelen bebeklerin canına kıyacağına yemin eder.

Bu gün özellikle Müslüman Türk toplumlarında devam eden, bebeklerin başucuna kutsal kitap bırakmak, akşam ezanından sonra kırk gün boyunca anne ve bebeğin dışarı çıkmasını ve bebeğin giysilerinin dışarıya asılmasını yasaklayan gelenekler türemiştir. Kutsal kitap bebeği kötü, şeytani kadın Lilith’in gazabından korur. Akşam ezanından dışarıya çıkmama, giysileri dışarda bırakmama adetleri ise Lilith’in hane içinde doğan bebekten haberdar olmasını engellemek içindir.

Tevrat’ta Yaratılış bölümünde Havva’yı yasaklı meyveyi yemek için kandıranın bir yılan olduğunu okuruz. Lilith ise yılanla beraber tasvir edilen bir kadın figürdür. İnanışta, Havva’yı kandıranın şeytan olduğunu biliriz. Lilith ise şeytanın eşi, ortağı konumuna düşer.

Yılan aslında Lilith’dir.

Lilith’in cennetten kaçmasının asıl nedeni eşitlik ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmasıydı. Böylece ilk kadının bu gün bazı düşünürler tarafından ilk feminist olarak görülmesi sağlar. Var olduğu, iyi mi yoksa şeytani mi olduğunu bilemiyoruz. Ancak gerek dini bilgilerde, gerek astrolojik verilerde ve ezoterik konularda önemli bir konumu bulunmaktadır.