İskandinav/Kuzey Kahramanlarıyla İlgili Efsaneler

Kuzey halklarının eski söylencelerinin yanında efsanevi kahramanları hakkında bilinmesi gerekenler burada.

Romantik dönemde yaygın olan görüşlere göre kahramanlara ait hikâyeler de bir zamanlar tarihi ve efsaneviydi, bu yönden tanrıların mitleriyle yakından benzeşiyorlardı.

Ne var ki daha eski zamanlara ait yerel ve efsanevi geleneklerin çok azını hesaba katan yakın döneme ait akademik çalışmalar, bu konuda farklı bir fikir öne sürüyor.

Günümüzde kahramanlara ait efsaneler yalnızca içeriklerine göre değil, aynı zamanda “gerekçelerine” göre de inceleniyor.

Bir bütün olarak düşünülen kahraman efsaneleri, yalnızca sahip oldukları edebi formun içinde ve yine yalnızca o formun olanaklarıyla yaşıyor.

Sonuç olarak kahraman efsanelerini düzgün bir şekilde incelemek için mitoloji çalışmasında kullanılan yöntemden daha değişik, edebi ve tarihi bir yöntem izlenmesi gerekiyor.

Tanrılarla alakalı edebi formlar sabitlikle ilişkilendirilebilir, çünkü bunlar aslında büyük ölçüde tanrılara olan “tapınmayı” içeren yerel seremonilerle ilgilidir.

Epik edebiyat, konu olarak sıradanlıktan sıyrılıp şairler için güçlü bir cazibe kaynağı oluşturan insan kaderini işliyor.

En yoğun formlarında, yeni başlıca ilginin hayatın büyük anları tarafından yoğrulan iradesi güçlü kişiliklerin etrafında toplandığı kahraman öykülerinde, ulusal göçler dönemine ve Alman kabilelerin seyrinin izlediği Hıristiyanlık öncesi döneme ait kısa dizelerle karşılaşabiliyoruz.

Daha az bozularak eski biçimini korunmuş ya da Norveç kaynaklarında bulunan edebi uyarlamaları (anlatı olmadan sadece diyalogların yer aldığı) görülen bu tür epik şiir, Manzum Edda’daki kahraman şiirlerinin gövdesini oluşturuyor.

Norveç ve İzlanda’daki tarihi dönemlerde bu epik şiir, temaları tarih öncesi pagan dönemine dayanan bir antikliğin mevcut olduğu “antik efsaneler” (fornaldarsogur) adıyla varlıklarını devam ettiriyorlardı.

Bu efsanelerdeki efsanevi olguların kökeni, genelde kahraman şiirlerinin nesir uyarlamalarına dayanıyordu ( “Hervarar Efsanesi, Volsunga Efsanesi).

Ancak Viking Çağı boyunca yeni olgular da gün yüzüne çıktı ve genel beğeni farklı bir yola saptı (Ragnar Lothbrok’un Efsanesi’nde olduğu gibi; savaş ve aşk içindeki kahramanın öyküleri, Viking Çağı’ndan tipik bir destan örneği olmuştur).

Antik kahraman şiirinin sabit çerçevelerinden yoksun olan bu kahraman destanları, avare temaların her türünden gelen bir etkiye açıktı.

Örneğin halk öykülerinde işlenen temalar gibi ki nihayetinde de karşımıza Norveç’in birleşmesinden önce, önemsiz kralların bulunduğu dönemde yaşayan rasgele uydurulmuş bir kişiliği odak noktasına alan ve bağımsız bir bileşimden fazlası olmayan antik destan grupları çıkıyor.

(Örneğin Fridthjofs Saga, “Antik Destanların” birçoğu koşukların popülerleşmesine sebep oluyordu. Bu konuda referans olarak verebileceğimiz eser: Knut Liestøl, Norske trollvisor og norrøne sogor, christiania 1915.)

Kahramanlara ait efsaneler hakkında genel olarak şunu söyleyebiliriz: Bir nesil önceki tarihçilerin uygulamalarının aksine bu destanlar, tarihi kaynaklar olarak görülemez.

Zaman içinde şiirsel öğeler, tarihi öğeleri bastırıp tarihi ve kronolojiyi alt eden bir bileşim oluşturdu.

Destanların bu tür şiir biçimlerinde gerçek tarihi keşfetmemiz de mümkün değil, zira yalnızca bu destanlara bel bağlamak durumundayız.

Yapmamız gereken şey, tıpkı Ragnar Lodbrok ve oğullarıyla ilgili efsanelerde olduğu gibi gerçek tarihi belgelerin yardımına başvurmak ve güvenilir yabancı tarihçilerin tanıklığından faydalanıp olayların en doğrusuna ulaşmak.

Genellikle böylesi bir sürecin sonucunda destanlar, yabancı kaynaklarda zaten var olan tarihi gerçeklerin ötesinde yeni bir bilgiyi gün yüzüne çıkarmıyorlar.

hatta bu yolu izlediğimizde destanların birçoğu hiçbir işimize yaramıyor, çünkü tarih bu efsanelerde kendine yer bulan olayları kanıtlamakta başarısız oluyor.

Örneğin bu durum kökenlerini belirlemenin imkânsız olmasa bile çok zor olduğu Helgi efsanelerinde karşımıza çıkıyor.

Diğer efsaneler ise Kuzey ülkelerine komşu topraklardan ulaşıyor, tıpkı Volsunglar ve Gjukunglar gibi; ancak bu efsaneler de doğdukları topraklardan gidecekleri yere nakledilirken birçok biçim değişikliklerine uğruyor.

Viking savaşçıları ve efsanevi varlıkların kökeniyle ilgili küçük bir bilgi kırıntısı.

Kahramanlara ait efsaneler arasında birkaçı, birbirleriyle yakın ve karşılıklı bir ilişki ortaya koyuyorlar ve bu yüzden bir efsane dizisi (Saga) olarak değerlendiriliyorlar.

Buna rağmen diğerleri birbirlerinden ayrı efsaneler, yani herhangi bir hikâyeyle bağları yok.

Ayrıca ortaya çıkan bulgulara baktığımızda efsanelerle ilgili süreç söz konusu olduğunda, zaman içinde özgün ve ayrı efsaneler birbirine çekilip bu şekilde yeni efsane dizileri yaratılmaya meyilli olunduğu aşikâr.

Büyük diziler (sagalar) arasında en öne çıkan efsaneler Volsunglar, Niflunglar ve Gjukunglar ile ilgili olanlar.

Bağımsız efsanelerde ise Demirci Völund, Frodi ve Hizmetçileri, son olarak da Hjadnings Savaşı diğerlerinden ayrılıyor.