Karmanın Gezegeni – Satürn

satürn

Satürn, insan ırkından uzakta yaşamayı seçen münzevi gibidir. Mitolojide özümsendiği karakter Gaia’nın ve Uranos’un son oğlu, karmanın yaratımı Kronos’tur. Ancak titan tanrı ile ilgili bilinmesi, hatırlanması gereken en önemli nokta; yeryüzündeki canlılara altın çağı yaşatmasıdır.

Yeryüzünün en bereketli zamanları altın çağ olarak adlandırılan, Kronos’un en yüce tanrılar tahtında oturduğu zamanlar yaşanmıştır. Astroloji ilminde Satürn ile bütünlenen yaşlı adam, olumlu prensipleriyle disipline olmayı, görev ve sorumlulukları hakkıyla yerine getirme, hayatı ve bulunduğu konumu ciddiye alma, çalışkan olma gibi olguları konu alır.  Satürn ağırbaşlı, kendini bilen, hedefinde adım adım metodik ve analitik ilerleyen bir gezegendir. Ancak astrolojide gezegenlerin ışıkta kalan yanları kadar karanlık benlikleri de oldukça önemlidir.

Satürn, tıpkı Kronos kadar acımasız ve katı olabilir. Zaman tanrısı annesinin dudaklarından dökülen kanlı kehanetin yerine gelmemesi adına, soyundan olan çocukları yemekten geri durmamış, sevgi ya da merhamet gibi duygusal bağlamlardan uzak kalmıştır. Astrolojideki olumsuz ifadeleriyle soğuk, acımasız bir kimlik yaratabilir. Kalpsizlik, aşırı maddeci olmak, cimrilik, güvenilmezlik diğer kötücül etkileri içindedir.

Satürn zorlayıcı bir gezegendir. Onun disipline etme görevine hizmet etmediğinizde acımasızlığını bulunduğu konuma doğru mutlak bir güçle akıtabilmektedir. Ancak, hizmet ve disipline kavramlarına hizmet ettiğin Kronos seni altın çağa sürükleyebilir. Doğum haritalarımızda talep ettiği yegâne şey budur; disipline ol ve çaba göster. Çünkü zaman ile bütünleştirilen gezegen ve tanrı gücü sayesinde zamanı bükebilir, geçmişe sürükleyebileceği gibi gelecekle istediği gibi oynayabilir.

Derin bir felsefi bakış açısıyla alacak olduğumuzda bize hatırlattığı noktalar oldukça açıklayıcıdır. Zaman ve mekânla ilgili olan Satürn, ölümlülüğü, hayatın bir noktada son bulacağını vurgular. Böylece yaşadığın hayatın kısıtlayıcı etkisini yüzüne çarpar. Bu sınırlı dilimde yaşamımızı, yaşamımızdaki olguları daha iyiye, en iyi olana doğru çevirmemiz gerektiğini belirtir. Bir nevi, direksiyonda oturan bir şoförden sorumlu olmasını talep eder. Doğum haritalarımızda karakterimizin ciddi, sorumlu olan yönüdür. Bizi zorlayan etkiler sunabilir ancak bu olayları ele aldığımız sorumlu bilince dair ödülünü bahşedecektir.

Topraklarımıza ne ektiğimizi gözlemler. Ekinleri suluyor muyuz, aşısını ve gerektiğinde sevgimizi katıyor muyuz? Yoksa ekilen tohumları ölmeye, toprakları çürümeye mi terk ediyoruz? Satürn ancak ektiklerini biçeceklerini ifade eder. Bu yüzden karmanın efendisi olarak anılır. Kronos babasını acımasızca öldürüp tahtına geçti, Zeus ise sahneye çıkarak Kronos’un topraklarına ektiği tohumların bedelini ödetti.

Satürn aynı zamanda kişinin toplum önünde ne kadar saygın ve başarılı bir kişilik olacağını da vurgular. Ancak bu başarılar öylece havadan gelmez. Kişinin öz disiplin, çaba ve kendini gerçekleştirme uğraşları sonuncunda kazanacağı itibarı gösterir. Kimliğin hangi noktada ise dış topluluklara da bunu aynen gösterir.

Kişilerin hayatında özellikle Satürn Döngüsü olarak nitelendirilen, halk arasında orta yaş krizi dönemleri bulunur. Bu döngünün ilkini yirmi dokuz yaşına girdiğimizde deneyimleriz. Döngü, Satürn’ün haritalarımızda doğduğumuz noktaya yeniden gelmesiyle bağlantılı olarak çalışır. Yirmi dokuz yaşımıza kadar ektiğimiz her şeyin mükâfatını veya karmasını ödemenin zamanıdır. Satürn’ün ortaya koyduğu engeller, hissettiğimiz yoğun bunalım krizleri genelde hayatlarımızda kurulan yapıların sağlamlığını test etmek üzerinedir. Kendimize ne kadar sadık kaldık, sorumlulukları sahiden profesyonelce mi ele aldık? Tüm bu soruların deneyimlenmesi, sınanması sırasında büyütücü ve geliştirici etkiler alırız.

Satürn geri giderken doğan kişilerde derinlerde yatan kendine yeterlilik kavramı yoğundur. Kimsesizlik ve yalnızlık kavramları etkin olarak hissedilebilir. Kişisel alışkanlıklarından, düşünce ve inanç biçimlerinden kolayca vazgeçemez, bağnazlık yaratabilir. Sürekli olarak kendini eleştirebilir. Kendinin biricik düşmanı yine kendisidir. Olumsuz düşünce ve tavırlara yoğun olarak takılı kalırken ağır depresyon süreçleri geçirebilir.

Geri giden Satürn doğum haritasında kişiye ebeveynlerle yaşanan çatışmalara, çeşitli sorunlara götürebilmektedir. Ebeveynlerine mesafe koyan bir çocuk arketipi yaratabilir, ebeveynleri düşman olarak göreceği anlamına gelmez ancak arada tatsız bir bağ yaratabilir.

Satürn gezegenin burç konumu kişinin çabalarıyla kendini ne kadar ve ne şekilde koruduğunu gösterir. Satürn, bulunduğu burcun arketip özelliklerini engeller, dayatma sunar. Ya bu özellikleri bastırır ya da küçümseme eğilimi gösterir. O burcun ihtiyaçlarını elde edememekten korkar. Bu yüzden Satürn konumlarımızı bilmek epey önemlidir. Hayatta korktuğumuz halde aşağıladığımız veya küçük gördüğümüz algıları bilinçaltından, bilinç üstüne taşıyabiliriz. Farkındalık, kader diye adlandırılan bu döngüyü kırabilir.

Ev konumu kişinin yaşamında güçsüzleştiğini hissettiği, durumu eleştirici, kuşkucu ve savunmacı bir tavırla karşıladığı alanları gösterir. Ev konumunu hayatlarımızdan tümüyle çıkartmak isteyebilir, görmezden gelmeyi arzulayabiliriz. Evin temaları ile soluk soluğa bir çatışmaya girmişken bizlere kararlılık, sabırlı olma, dayanıklılık gibi erdemleri bahşedebilir. Çatıştığınız durumlara dönüp bir bakın, Satürn burada sizi zorluyor olabilir mi? Belki de böylece çatıştığınız o huysuz adamı kucaklamayı öğrenebilirsiniz.

Zodyak çevresini yirmi dokuz yılda bir dolaşır, bir burçta ortalama iki yıl kalır. Yönettiği burçlar oğlak ve kovadır. Zarar verdiği burç konumu yengeçtir. Satürn duygusal durumlardan hoşlanmaz… Güçlü olduğu burç terazidir.

Sağlık astrolojisinde iskelet, kemik yapısı, dişler, yapıcı ve bağlayıcı kas dokuları ve kulakları temsil eder.