Küçük Prens – 2. Bölüm

küçük prens

Hayatın uzun bir dönemini ait olduğu yetişkinlerin dünyasında yalnızlık içinde geçirir Pilot. Yetişkinlerin dış kabuğuna zaruri bir formda bürünen karakter kendine uzak, ruhsal ihtiyaçlarından bir haberdir.  Kariyerinin bir döneminde Sahra Çölü’ne yaptığı uçuş karakterin dönüm noktası olur.

Motorda bir parça kırılmıştı. Değil tamirci, yanında bir yolcu bile olmadığından bu çetin işe tek başıma koyulmuştum der Pilot… Sembolik olarak masal bize ruhsal yolculuğun başladığını vurgular. Ruhsal, derin yolculuklar tek başımıza yaptığımız meşakkatli bir serüvendir. Motor ise hayat yolculuğunda kullanılan yegâne araç olarak betimlenir. Bozulması hayati bir önem taşır. İlerleyemez, hareket edemeyiz. Bir nevi yaşam amacı, kaynağı olarak tasvir edilir.

Pilot’un yapayalnız sürdürdüğü hayattaki tek önem verdiği varlıkta bozuluverince kırılma noktası yaratılır.

Böylece masalımız yön gösteren bir tavırla iç benliğimize sihirli bir kapı aralar. Benim için bir ölüm kalımdı bu, çünkü yalnızca bir haftalık suyum vardı. Pilot karakteri yabancı olduğu dış kabuktan öylesine bunalmış, benlik kavramına öylesine yabancılaşmıştır ki bunun bir zaruri yolculuk olduğunu dile getirir.

İnce bir ses, kumların üzerinde yapayalnız uyuyan Pilot karakterine seslenir masalın devamında “Lütfen” der “Bana bir koyun çizin!”

Küçük Prens böylece sahneye çıkar. Pilot’un resim çizdiğini bilmesine imkân olmayan, üstelik şehir merkezinden kilometrelerce uzakta karşısına bir çocuğun çıkması oldukça ürkütücü, şaşırtıcıdır. Küçük Prens talepkâr, ancak kibardır.

Koyun burada boşuna seçilen bir sembolik değildir. Küçük Prens, Pilot karakterinin iç benliğini, özünü yansıtır ancak dış kabuğu bu çocuğa oldukça yabancılaşmış, tanımaz olmuştu. Birbirlerini tanımayan iki arketipin birbirini keşfetmeye, bilmeye ihtiyaçları vardı. Yeniden özümsemek, birbirine karışmak zorundalardır. Koyunlar semboller dilinde kabaca tasvir edilecek olursa bir rehber arayışını temsil eder. Pilot iç benliğine yönlenmek, kendi rehberi olmak gibi gereksinimler duyarken Küçük Prens karşısına dikilerek rehberliği üstlenir.

Öykümüze geri dönecek olursak, şaşkınlıkla ayağa fırlayan Pilot ne olduğunu anlamak için etrafına bakınır. Karşısında ufak bir çocuk, ciddiyetle onu süzmektedir… Sevimli bir erkek çocuğu kent merkezinden binlerce kilometre uzaklıkta ne arıyordu? Üstelik çocuğun kaybolmuş gibi bir hali de yoktu. Üstü başı dağılmamış, yorgunluktan ya da susuzluktan bitap düşmüş değildi. Gözlerinde korku veya tedirginlik yoktu. Pilot şaşkınlığını kısa sürede toparlamaya çalışarak çocuğa sorusunu yöneltti.

“Ama sen… Sen burada ne arıyorsun?”

Küçük Prens soruya karşı fısıltıyla talebini yeniler “Lütfen… Bir koyun çizin bana…” Sorunun cevabı Pilot’un derinlerinde bir yerde saklıdır. Ancak bu karşılaşma bilinç üstü tarafından fark edilmez. Rehberliğe ihtiyaç duyan dış benliğe gelen cevap basittir. Aradığın şeyi buldun demek ister. Ancak karşılıklı yardımlaşma talep eder.

Böylece kendinden isteneni yapmak üzere cebinden dolma kalemiyle defterini çıkarır Pilot. Ancak resim çizmeyi en son altı yaşında terk eden karakter nasıl çizeceğini bir anlığına bilemez. Bocalamayla kalem elinde kalıverir. Bunca zamana kadar sayıların dünyasına aitti, nasıl olur da gerçek dünyaya dönecekti? Üzüntüyle Küçük Prens’e yani iç benliğine yapamayacağını iletir. 

Küçük Prens “Ne olacak canım?” der “Bir koyun çiziverin işte” Daha önce hiç koyun çizmeyen Pilot yıllar önce çizdiği boa yılanı ile fili çiziverir. Çocuğu oyalayacağını, kandıracağını umut eder. Ancak insan kendini kandıramaz, ruhu, üst benliğin bildiğini çok öncesinde deneyimlemiştir. Böylece Pilot’un oldukça şaşırdığı kelimeler dökülür küçük çocuktan.

“Hayır, hayır! Fili yutmuş olan boa yılanının resmini istemiyorum ben. Boa yılanı çok tehlikeli, fil ise çok büyük. Benim yaşadığım yerde öyle küçüktür ki her şey. Bütün istediğim bir koyun. Bir koyun çizin bana.”

BTS ARMY Türkiye on Twitter: "[👀] Görünüşe göre Küçük Prens'te geçen "Bana  bir koyun çiz." kısmına ve oradaki tanımlara bir gönderme yapılıyor... cr.  BTSARMY_Salon https://t.co/dbQrzoXwvv" / Twitter

Yaşadığı yerin küçüklüğü her şeyin basit olmasından kaynaklıdır. İç benlik bir yerde sıkışıp kalmış, kıstırılmıştır. Çocuğu kandıramayacağını anlayan Pilot sonunda bir koyun çizer. Ancak küçük çocuğun bir şeyleri beğenmesi öyle kolay değildir. O formlardan, kalıplardan ya da yargılardan hoşlanmazdı. Esneklik yaratıcılık ve içe bakmayı seviyordu. İlk çizdiği hasta bir koyuna benziyordu. Rehberliğe uzun süre dayanamayacak kadar çelimsizdi. İkinci çizim ise yanlış algılarla doluydu! Koyunların boynuzu olmadığından yakınan küçük çocuk bir çizim daha talep eder. Ancak yolculuğa hevesli olmayan dış kabuk bu sefer yaşlı bir koyun çizer.

Çocuk bu koyundan da hoşlanmaz. Yolculuk uzun sürebilir, meşakkatli olabilir. Rehberliğe dayanacak bir koyun talep ediyordu. Sabırsızlığına yenilen Pilot böylece bir kutu çiziverir. Bir an önce bu yolculuktan kaçmak istiyordur. Motoru düzeltmek, uzaklaşmak istiyordur. Ancak çocuk gelmeden önce kumların üzerinde yatan benlik motorun bozukluğunu umursamadan derin bir uykuya hazırlanıyordu.

Pilot çizdiği kutuya bir açıklama sunarak “Bu senin koyununun kutusu. Koyun kutunun içinde” der.

Küçük çocuk kalıplardan, sabit algılardan uzak olan bu yaratıcı çizime bayılır. Kutu tam istediği resimdir.

Böylece dış benliğin semboliği Pilot ile iç benliğin semboliği Küçük Prens tanışırlar. İçe dönüşün, ruhsal olanın yolculuğu baş gösterir hikâyede. Pilot, kendi benliğimizi arayan bizleri temsil eder. İçindeki saf ruhu henüz öldürmemiş, içten içe diri tutmayı başarmıştır. Uçağında bozulan parça ise yola devam etmesini engelleyen ana parçadır. Hayatlarımızda bozulan, yenisini getiremeyeceğimiz bir olguyla bütünleşmiştir. Masal bizlere içimizdeki saflığı ve ruhsal yolculuğumuzu başlatma desteği sunar.

Öyküde gece ve gündüz kavramlarının kullanıldığı noktalarda hayati önem taşır. Uçağın çöllere düşüşü geceleyin yaşanan bir olaydır. Umutsuzluk, çaresizlik ve kaybolmuşluk kavramlarını çağrıştırmak için kullanılır. Küçük Prens’in ilk ortaya çıkışı ise şafak vaktinde gerçekleşir. Gün ağarırken ortaya çıkan iç benlik yeniden doğuşu, umut ışığını sembolize eder.

Bir sonraki Bölüm; Küçük Prens 3. Bölüm