Lanetli Bir Soy: Thebai Taht Listesi

kirke tasarım

Thebai tahtına oturan her kralın trajik bir sonu vardır. Peki onların öyküsünü öğrenmek ister misiniz?

1. Kadmos / Cadmus

Fenike Kralı Agenor’un kızı Europa kaçırıldığında, kral bütün oğullarını kızını bulmadan geri dönmemeleri üzere gönderir. Kız kardeşi Europa’yı arayan Kadmos, onu uzun süre bulamayınca Delphoi Tapınağı’nda kahine danışır. Kahin bir an önce aramayı bırakmasını, karnında yarım ay olan bir buzağıyı takip edip buzağının durduğu yerde şehrini inşa etmesi gerektiğini belirtir.

Kadmos, kısa süre sonra kahinin tarif ettiği bir buzağı görüp onu takip eder ve buzağı bugünkü Thebai (Thebes) kentinin bulunduğu yerde durup oturur. Böylece Kadmos, şehrini kurmak için çalışmaya başlar. Yanındaki arkadaşlarını su almaları için yakındaki pınara gönderir. Ancak arkadaşları bir türlü dönmek bilmez. Kadmos sonunda onları aramak için yola koyulur ve pınarın kenarında, arkadaşlarının Imenian ejderhası tarafından öldürüldüklerini görür. Kadmos tek başına ejderhayı öldürmeyi başarır. Tanrıça Athena’nın tavsiyesi üzerine, ejderhanın ağzından dişlerini söker ve bu dişleri yere gömer. Ejder dişlerinin gömüldüğü yerden “topraktan doğanlar” olarak da anılan Spartoiler çıkar. Bu adamlar geriye beş kişi kalana kadar kavgaya tutuşup birbirlerini öldürürler. Geriye kalan beş Spartoi, Kadmos ile birlikte Thebai kentini kurar.

Ancak Kadmos’un öldürdüğü ejderha, savaş tanrısı Ares’in ejderhasıdır. Ares, Kadmos’u köle olarak yanına ve sekiz sene boyunca kendisine hizmet etmesini ister. Kadmos, Ares’e hizmet ettiği süre zarfında, Ares ile dostluk geliştirir. Böylece Ares, Afrodit’ten doğan kızı Harmonia’yı, Kadmos’a eş olarak verir.

Kadmos ile Harmonia’nın düğününe bütün tanrılar katılır. Tanrıların hepsi, yeni evlenen çifte görkemli hediyeler sunarlar. Hephaistos’un Harmonia’ya armağan ettiği kolye “Harmonia’nın Kolyesi”, aileye nesiller boyu lanet getirdiğine inanılmaktadır.

Kadmos ve Harmonia’nın beş tane çocuğu olur: Polydoros, Agaue (Pentheus’un annesi), Autone (Aktaeon’un annesi), Semele (Dionysos’un annesi) ve İno. Özellikle dört kızının başına gelen trajik olaylar oldukça ilgi çekicidir.

Bazı söylencelere göre Kadmos ve Harmonia ileriki zamanlarda ölmezler ama bir yılana dönüşürler.

Kadmos ve Minevra (Athena) – Jacob Jordaens (1593–1678) – Prado Museum
Kadmos hemen sol kenarda Ismenian ejderhasını öldürmüştür. Athena, Kadmos’a talimatlar vermiştir ve ejder dişlerinden doğan Spartoiler sağ tarafta dövüşmektedirler.

2. Pentheus

Kadmos henüz ölmemişken, tahtını torunu Pentheus’a bırakır. Pentheus, Thebai Prensesi Agaue ve şehri kuran Spartoilerden Ekhion’un oğludur. Pentheus henüz çocukken, teyzesi Semele, Zeus ile beraber olur ve Dionysos’u doğurmadan trajik bir şekilde vefat eder. Pentheus ve annesi Agaue, Semele’nin aslında tanrı Zeus ile beraber olmadığı hakkında dedikodu yaparlar ve Semele’nin oğlu şarap tanrısı Dionysos’u reddederler.

Ünlü tragedya yazarı Euripides, Bakkhalar isimli oyununda Pentheus’un acıklı öyküsünü konu alır. Euripides’e göre, Dionysos kent kent gezerek, kendimi dinini yaymaktadır. Thebai kentine geldiğinde, kuzeni Pentheus’un kendisini reddettiğini bilir. Bu yüzden şehrin kadınlarını – Pentheus’un annesi ve teyzeleri de dahil olmak üzere- çıldırtır. Esrik kadınlar şehri terk ederek dağar çıkarlar ve Dionysos ayinleri yapmaya başlarlar. Pentheus olan bitene çok sinirlenmesine rağmen Dionysos’u reddetmeye devam eder. Böylece tanrıya inanmak için son şansını da yitiren Pentheus’u, insan kılığına girmiş Dionysos dağa çıkıp kadınların ayinini izlemeye ikna eder. Pentheus, dağa çıktığında annesi ve teyzelerinin liderlik ettiği maenadlarla karşılaşır. Kadınları şaşkınlıkla izlerken çıkardığı ses üzerine fark edilir. Onu vahşi bir hayvan sanan çılgınlık halindeki kadınlar, Pentheus’a saldırırlar. Annesi ve teyzeleri, Pentheus’u çıplak elleriyle parçalayarak öldürürler.

Ovidus ise Dönüşümlerde Pentheus’un ölümünü şöyle anlatır:

Korkan, titreyen, ürken, kendi kendini kargışlayan,
Suçunu açıklayan Penthea’yı. Ağır yumruğun etkisiyle
Gel, yardım et, ey teyzem Autonae, gelsin Actaeon’un
Görüntüleri, kurtarsın beni, diye bağırdı. Bilmezdi
Kim olduğunu Actaeon’un, kesti sağ elini yalvaranın,
lno koparıp atmış ötekini de. Artık uzatacak kolu
Kalmamıştı anasına, bu kara yazgılının. Gösterip
Kesilen kollarının yaralı yerlerini, bak anne,
Diyordu. Böğürdü bu durumu görünce Agave, büktü
Boynunu salladı havada saçlarını. Tuttu oğlunun
Yeni kesilmiş başını, bağırdı kanlı elleri;
Arasında: Bizim işimizdir bu kötü başarı
Ey kardeşler. Soğuk güz yellerinin salladığı
Ağaç tepelerinde güçlükle tutunan yapraklar
Daha hızlı düşmez acımasız ellerin kesip attığı
Bu baştan. Bu gören, gereğini öğrenenler, törenlerle
Kutladılar yeni dini günlük yaktılar, kutlu
Sunaklara saygı gösterdiler …

Maenadlar

3. Polydoros

Pentheus ölünce, taht Kadmos ve Harmonia’nın oğlu Polydoros’a geçer. Polydoros, Nycteus’un kızı Nycteis ile evlenir.

İki erkek kardeş olan Nycteus ve Lycus, Kral Phlegyas’ı öldürdükten sonra Euboea’dan sürgün edilip Hyria’ya yerleşirler. Burada, Pentheus henüz ölmemişken onunla iyi arkadaş oldukları için Thebai’ye taşınırlar. Nycteus’un kızı Nycteis, Pentheus’un halefi olan Polydoros ile evlenir ve Labdakos isimli oğulları olur.

Ancak Polydoros henüz oğlu Labdakos küçük bir çocukken, bilinmeyen bir sebepten dolayı ölür. Böylece tahtı Polydoros’un kayınpederi Nycteus ve onun kardeşi Lycus alır.

4. Nycteus ve Lycus

Polydoros’un zamansız ölümünden dolayı iki kardeş tahtı bir süreliğine alır. Labdokos büyünce tahtı ona geri verirler.

5. Labdacos

Labdacos’un da ömrü uzun olmaz. Atina Kralı Pandion ile yaptıkları savaşta ölür. Labdakos’un oğlu Laios çok küçük olduğu için taht bir kez daha Nycteus ve Lycus’a kalır.

6. Nycteus ve Lycus

Nycteus’un iki kızı vardır. Nycteis, Thebai kralı Polydoros ile evlenir ve Labdakos’un annesi olur. Nycteus’un diğer kızı ise Antiope’tur. Antiope çok güzel bir kadındır ve efsaneye göre Zeus satir kılığına girip, Antiope ile beraber olur. Bu birliktelikten Antiope, Amphion ve Zethos isimli ikiz erkek çocuklara hamile kalır. Antiope hamile kalınca, babası Nycteus’tan çok korktuğu için evden kaçar ve Sykion kralı Epopeus’a sığınır. Kral, güzel genç kadın ile evlenir.

Göz alıcı cazibesiyle Antiope
Yüreğine yangın olur düşer Zeus’un
Bulutların üstünde yürürken delice
Şimşek gibi çakan bir düşünce
İndirir Zeus’u tanrılık tahtından
Ayinlerin ağır başlı Sytrosu
Tanrı Zeus’un yüzünde ışıldar
Fırat’ın kenarında hayallere dalan
Güzeller güzeli Antiope irkilir
Hisseder yüreğinde aşkın nefesini
Tatlı bir melodi gibi çağlayan
Fırat’ın kollarına atar kendini
Vücudu sırılsıklam ihtiras kokar
Dayanamaz Zeus ıslak ten heyecanına
Sarılır büyük bir tutkuyla
Tatlı su kokan tenine Antiope’un
Yakamozları göz kırparken Fırat’ın
Ay çekilir bulutların arasına
Yeni gün doğar aşıkların gözlerinde
Zeus’tan hatıra taşıyan Antiope
Bırakır kendini serin suların derinliğine

Zaman Fırat gibi akan bir su
Durdurulamaz bir küheylan gibi azgın
Tanrılığını hatırlayan Zeus
Çekilir sessizce göklere yine
Antiope’nin kederli yüzünde iki ben
İhanet tanrısı Zeus’tan yadigar
Tanrıçada olsa yine kadın mahkûm
Sadakatsizliğin yarattığı cehennemde
Antiope gözyaşlarıyla doğrulur
Tanrı Zeus’a inat yaşar hem de
Serin nefesinde Fırat’ın
Ölümsüzleşir sonra Zeugma efsanesinde
Gökkuşağını bir gül gibi ellerinde taşıyan
Sikyon Kralı Epopeus’un yüreğinde dirilir

Gezgin Pausanias’ın anlattığına göre Nycteus bu olay üzerine Epopeus’a savaş açar ancak savaşta yaralanarak ölür. Bunun üzerine tahtın sahibi kardeşi Lycus olur. Nycteus ölmeden önce, kardeşinin Antiope’u geri almasını istediği için Lycus, Sykion Kralı’na tekrar saldırır ve kardeşi Nycteus’un yapamadığını başararak Sykion kralını yener ve öldürür. Böylece Antiope’u geri alır.

Öte yandan Apollodorus Bibliotheca’da Nycteus’un Antiope’un hamileliğini öğrendikten sonra utancından kendini öldürdüğünü, Lycus’un da Antiope’u cezalandırmak için Sykion’a saldırarak Antiope’u geri aldığını anlatır.

İki durumda da Antiope, Thebai’ye geri döner ve orada Amphion ile Zethos ikizlerini doğurur. Lycus, yeni doğan bebekleri çobanlara verir, yeğeni Antiope’u ise karısı Dirke’ye köle olarak verir. Ancak Dirke, Antiope’u hiç sevmez ve zavallı kız ile uğraşır durur. Tanrıların yardımı ile Antiope tekrar kaçmayı başarır.

Jupiter (Zeus) Antiope’nin yanına Satir kılığında geldiğinde ,1620, van Dyck

7. Amphion ve Zethos

Euripides’in kayıp oyunu olan Antiope trajedisinde; Antiope oğulları Amphion ile Zethos’u bulur ve onlara anneleri olduğunu açıklar. Ancak ikizler kadına inanmazlar. Yine de Dirke’nin Antiope’u öldürmek için aradığını öğrendiklerinde; onları büyüten çoban annelerinin Antiope olduğuna ikna eder. Böylece, ikizler Dirke’yi bir boğanın boynuzlarına saçlarından bağlayarak öldürürler. Ölüsünün atıldığı ırmağa hala Dirke denilmektedir. İkizler sonra Lycus’u öldürerek Thebai tahtına otururlar.

Pausanias, Amphion’un ilk arp çalan kişi olduğunu ve Hermes’in de onun öğretmeni olduğunu yazar; antik dönemden bir şair ise, Amphion’un Hermes için sunak kuran ilk kişi olduğundan dolayı ona arp müzik aletini verdiğini anlatır. Pausanias dışında bazı kaynaklar, Hermes ile Amphion’un sevgili olduğu iddia ederler. Her durumda Amphion müzisyenliği ile ön plana çıkmaktadır. Zethos ise sığır yetiriciliğine ilgi duyan avcı ve çobandır.

Amphion ile Zethos, Thebai şehrinin ünlü surlarını inşa ederler. Zethos taşları taşımakta zorlanırken, Amphion lirini çalarak taşları hareket ettirir ve taşlar doğru yerlerine oturur.

Zethos, Thebe isimli bir kadın ile evlenir. Thebai(Thebes) ismi buradan gelmektedir. Daha önceden şehir Kadmos’un adıyla yani Kadmeia olarak anılır.

Amphion ise, İzmirli kral Tantalos’un kızı Niobe ile evlenir ve bir sürü çocukları olur. Pausanias, Amphion’un Tantalos ve Lidya ile ilişkisinden dolayı müziğine Lidya stili ekleyerek ünlendiğini de belirtir.

Ovidius’un Dönüşümler kitabında anlattığı üzere bir gün Thebaili kadınlar Leto’ya şenlik düzenlediğinde Niobe bu şenliğe katılarak kendi soyunun ne kadar köklü olduğunu bir de yedi kız yedi oğlu olduğunu anlatır, Leto’nun ise sadece iki çocuğu vardır. Bu yüzden Thebaili kadınlardan töreni bırakmalarını ister. Bunu duyan Leto; çocukları Artemis ile Apollon’u gönderir ve Niobe’nin bütün çocuklarını oklarıyla öldürürler. Amphion ise bu olayın üzerine kendi eliyle bıçağı yüreğine sokar ve intihar eder.

En genci kalmış birçok kızından, onu isterim
Diye, bağırmış, ölmüş uğrunda yalvarıp yakardığı
Kızı da, birçok oğlu, kocası, kızı gittikten
Sonra yapayalnız kalmış ortada Niobe. Onu da
Acı uyuşturmuş, kıpırdatmıyor artık saçlarını
Esen yeller, kansız yüzü rerıksiz, gözleri de
Oynamaz olmuş üzüntüden. Candan iz kalmamış.
Kaskatı kesilmiş dili damağında, kan dolaşmaz
Artık damarlarında. Ne boynu bükülüyor, ne
Kollan deviniyor, ne ayağı yürüyebiliyor.
Taşa dönüşmüş bağırsakları bile. Korkunç
Bir kasırga kavrayıp götürmüş onu yurduna.
Orada, bir dağın doruğunda durur ıslak, bugün
Bile gözyaşı döker orada bu mermer.

Ovidus, Niobe’nin sonunu iş böyle anlatır. Bugün Manisa Spil Dağının eteklerinde Niobe Ağlayan Kaya vardır.

Homeros’un Odessa’sında ise aşağıdaki gibi geçer bu ikizler.

Ondan sonra Aisopos kızı Antiope’yi gördüm: Bu, Zeus’un koynunda yatmakla övünmüştü: Ondan iki oğlu oldu: Amphion ve Zethos ki, ilk olarak, yedi kapılı Thebai’ yi yapan ve her yanını kuleli surlarla çeviren bunlardır. Çünkü, güçlü kuvvetli de olsalar, kuleler olmamış olsa Thebai’nin geniş ovasında oturmak mümkün olmazdı.

Yine Odessa’da Zethos’un eşi Pandaros olarak geçer ve oğlu İtylos’u bir çılgınlık halinde öldürdüğü anlatılır.

Nasıl ki Pandaros’un kızı gökçül Aidon Ağaçlık bülbülü bahar dönünce yeniden gür yapraklar açan ağaçlar üzerinde yankılanan sesiyle öterek Zethios Handan doğan ve çılgınlık içinde tunç hançerle öldürdüğü sevgili oğlu İtylos’un ağıtını tutturursa; onun gibi benim de yüreğim durmadan titrer, bir karar veremez olur.

Azra Erhat’ın Mitoloji Sözlüğüne göre, Zethos’un karısı Aedon’dur. Ve bülbül hikayesi aşağıdaki gibi anlatılır.

Thebai’de anlatılan bülbül efsanesinde llylos, Aedon’la Thebai’li Zethos’un oğludur. Aedon, eltisi Niobe’nin oğlunu öldürmek isterken kendi çocuğu İtylos’u öldürür ve ömrü boyunca dövündükten sonra bülbül haline getirilip gene İtylos diye ağlar

Yani hikayelere göre hem Zethos hem de Amphion, çocuklarını trajik bir şekilde kaybederler. Lanetli taht bir kez daha kendini gün yüzüne çıkarır.

Apollon ve Artemis, Niobe’nin çocuklarını öldürürken,  Jan Boeckhorst (–1668) 

8. Laios

Pausanias, Lycus hala tahtayken ve Amphion ile Zethos kuvvet toplayıp Thebai’ye saldıracağı öğrenildiğinde, Kadmos ırkının gelecek nesiller tarafından unutulmaması için Thebaili bazı kişilerin Labdokos’un oğlu Laios’u gizlice kentten uzaklaştırdığını anlatır.

Böylece Amphion ve Zethos, Thebai tahtını ele geçirdiğinde, Laios çoktan Thebaili soylular tarafından kentten uzaklaştırılmış ve Peloponnes’teki Pisa Kralı Pelops’a gönderilmiştir.

Pisa Kralı Pelops, İzmir bölgesinde bir kral olan Tantalos’un oğludur ve Niobe’nin erkek kardeşidir. Pelops, babasının memleketini terk edip Yunanistan’a göç etmiştir ve Pisa kralını öldürüp, kralın kızı Hippodamia ile evlenmiş ve Pisa kralı olmuştur. Laios, Pisa’ya geldiğinde hoş karşılanır. Pelops’un asıl eşi Hippodamia’dan değil de bir periden olan Chrysippus isimli oğlu vardır. Chrysippus’u çok seven Pelops, savaş arabasını kullanmayı öğrensin diye, oğlunu yeni misafiri Laios’a emanet eder. Ancak Laios, Chrysippus’a aşık olur, oğlanı kaçırıp tecavüz eder. Bir başka versiyon, Laios’un Chrysippus’u Nemean Oyunları esnasında kaçırıp tecavüz ettiğini anlatır. Bu hikayeden dolayı Laios, pederastik sevgiyi yaratan kişi olarak ve ilk pederastik tecavüzcü olarak geçmiştir. Chrysippus’un talihsiz hikayesi hemen son bulmaz tabi. Pelops onu çok sevmesine rağmen, eşi Hippodamia üvey oğlunu hiç sevmemektedir. Bazı kaynaklara göre Hippodamia’nın bizzat kendisi, diğer kaynaklara göre oğulları Atreus ve Thyestes’i ikna ederek, Chrysippus’u öldürür. Pelops, en sevdiği oğlunun ölümüne çok üzülür ve ailesinden nefret eder. Hippodamia kendisini asarak intihar eder, Atreus ve Thyestes ise babalarının lanetine uğrar ve sürgün edilirler, böylece Miken ülkesine yerleşirler.

Ana hikayeye dönersek, Pelops Laios’u yaptığı yüzünden lanetler. Amphion ve Zethos öldükten sonra, Laios Thebai’ye geri döner ve tahta oturur.

Laios, Thebai şehrini kuran Spartoilerden Menoeceus’un kızı Jacoste (bazı kaynaklara göre Iokaste) ile evlenir. Ancak Thebai’nin yeni kralı, kısa süre sonra kahinlerden bir kehanet alır. Kehanete göre Laios, doğacak oğlu tarafından üç yollu kavşakta öldürülecektir, bu yüzden çocuk sahibi olmamalıdır.

Ne var ki, bir gece Laios sarhoş iken Iokaste ile beraber olur ve Iokaste bir çocuğa hamile kalır. Çocuk doğar doğmaz, bir çobana öldürülmesi üzere verilir. Lakin çoban bebeği öldürmeye kıyamaz ve böylece bebek, çocukları olmayan Korinth Kralı Polybus ve eşi Merope tarafından evlat edinilir.

Oidipus kısmında anlatacağımız üzere, Laios kehanetteki gibi oğlu tarafından öldürülecektir.

Laios’un oğlu Oidipus tarafından öldürülmesi, Joseph Blanc

9. Oidipus

Oidipus’un öyküsü Sofokles’in ünlü iki trajedisinde işlenmiştir: Oidipus Rex ve Oidipus Kolonos’ta.

Korinth kralı Oidipus’u evlat edinir ve böylece Oidipus, Korinth prensi olarak büyür. Bir gün sarayda yapılan bir ziyafette, misafirlerden biri iyice sarhoş olup Oidipus’a evlatlık olduğunu söyler. Oidipus duyduklarına çok sinirlenir ve hemen ertesi gün ailesine adamın söylediklerinin doğru olup olmadığını sorar. Ancak ailesi inkar ederler, Oidipus onların öz oğludur. Yine de Oidipus’un içi rahat etmez ve Delphoi’de Pythia kahinine danışır. Kahin, Oidipus’a babasını öldüreceğini, annesi ile evleneceğini ve herkesin tiksineceği bir soy oluşturacağını söyler.

Bunu duyan Oidipus olacaklardan çok korkar ve geleceği engellemek için Korinth krallığını terk eder. Thebai’ye doğru yol alır. Ancak Thebai kenti Sfenks adlı bir yaratık tarafından işgal edilmiştir. Sfenks başı kadın bedeni ise kanatlı bir aslandır. Thebai Agorası’na oturup gelen geçene bilmece sorar. Bilmeceyi bilemeyenleri ise acımasız bir şekilde öldürür.

Oidipus, Thebai yolunda bir üç yol ağzına geldiğinde yol kavgası yüzünden Kral Laios ve yanındakileri öldürür. Böylece kehanetin ilk kısmı gerçek olur. Ancak Oidipus dahil kimse bunun farkında değildir.

Sonra Sfenks ile karşılaşır ve sfenks, Oidipus’a bilmecesini sorar: “Yeryüzünde iki ayağı, dört ayağı ve üç ayağı olan ve tek bir sese sahip bir şey yaşamaktadır, yeryüzünde sürünen, gökte uçan, denizde yüzen bütün canlılar arasında bir tek o biçim değiştirir. Ancak fazla ayaklarını (dört ayağını) kullanarak yürüdüğünde, uzuvları en yavaş hareket eden gene odur, bil bakalım bu nedir?!” Oidipus doğru yanıt veremezse, yaratık onu yutacaktır. Ne var ki doğru cevabı bulur: “İnsan! yeryüzünde bebek olarak önce iki eli ve ayakları üzerinde (dört ayak üzerinde) hareket eder; ancak yaşlanınca iki ayağının yanı sıra bir de üçüncü ayak olarak baston kullanır ve yaşlılık belini büktüğü için neredeyse kafasını bile kaldıramaz.” Bu cevap üzerine sfenks uçurumdan atlar.

Böylece Oidipus, şehrin kurtarıcısı olarak dul kalmış kraliçe Iokaste ile evlenir. Böylece kehanetin ikinci kısmı da gerçekleşmiş olur. Birlikte dört çocukları olur: İsmene, Antigone, Polyneikes ve Eteokles.

Yıllar sonra şehre salgın ve kıtlık gelir. Kraliçe Iokaste’nin erkek kardeşi Kreon kahinlere danışır ve önceki kral Laios’un katilinin hala bulunmadığı için bu felaketlerin geldiğini öğrenir. Oidipus halkını sefaletten kurtarmak için araştırmaya başlar; ne yazık ki en sonunda gerçeği öğrenir. Hiç istememesine rağmen babasını öldürmüştür ve annesi ile evlenmiştir. Kendi çocuklarının hem babası hem de kardeşidir.

Bunun üzerine Iokaste kendi canına kıyar, Oidipus ise gözlerini kör eder. Oğulları ve halkının kararıyla sürgün edilir. Sofokles, Oidipus Kolonos adlı eserinde onun sürgün hayatını anlatır. Oidipus oğulları tarafından terk edilmiştir ancak kızları Antigone ile İsmene onun yanındadır. Atina yakınlarındaki Kolonos’a kızı Antigone ile gelir. Şehir Theseus’un himayesi altındadır. Sonraları gelen kehanet dolayısıyla oğulları ve Kreon onu Thebai’ye geri getirmeye çalışsa da, Oidipus dönmez ve burada vefat eder.

Bénigne Gagneraux, The Blind Oedipus Commending his Children to the Gods

10. Polyneikes ve Eteokles

Oidipus’un sürgün kararı çıktığında, oğulları bunu engellemek için hiçbir şey yapmamıştır. Oğullarına çok içerleyen Oidipus, Zeus’a yalvarır ve oğullarının birbirlerini öldürmesini diler.

Babaları Oidipus’un sürgününden sonra Polyneikes ve Eteokles birlikte bir süre ülkeyi yönetirler. Apollodoros Bibliotheca’da kardeşlerin bir sene biri, sonraki sene diğeri kral olacak şekilde anlaştıklarını belirtir. Ancak ilk senede küçük kardeş Eteokles, büyük kardeş Polneikes’i ülkeden kovar.

Polneikes, Argos’a gider ve orada Kral Adrastos’un kızı ile evlenir. Daha sonra Polneikes, kayın babası Adrastos’tan tahtını geri almak için yardım ister ve Adrastos kabul eder. Thebai’nin yedi kapısı vardır. Adrastos, her kapı için yedi komutan atar. Bu savaş Thebai’ye karşı Yediler olarak anılmaktadır ve Aiskhylos’un aynı isimli oyununda olay örgüsü anlatılmaktadır.

Polneikes, Thebai’ye yola koyulur. Savaşa girmeden henüz ölmemiş Oidipus’un yanına uğrar ve kendisini desteklemesini ister. Ancak Oidipus bunu kabul etmez ve iki kardeşi de lanetler. Bu kısım, Sofokles’in Oidipus Kolonos’ta oyununda bahsedilmektedir.

Argoslular ve Polneikes Thebai şehrini kuşatır. Kahin Teiresias, bir vatandaş kendi iradesiyle kendini kurban ederse Thebai şehrinin kurtulacağını söyler. Oidipus’un eşi ve annesi olan Iokaste’nin erkek kardeşi Kreon’un oğlu Megareus kendini şehir için kurban eder. Böylece şehrin talihi değişir, Oidipus’un iki oğlu Eteokles ve Polyneikes birbirini öldürür. Sonunda ordular dağılır ve şehre bir zarar gelmez. Oidipus’un oğullarına okuduğu lanet ise gerçekleşmiş olur.

‘Oedipus Cursing His Son, Polynices’ Henry Fuseli, painter; Paul Mellon Collection, National Gallery of Art

11. Kreon

İki yeğeni öldükten sonra Kreon tahta geçer. Kreon, Iokaste’nin erkek kardeşidir. Savaştan sonra Kreon, Eteokles’e düzgün bir cenaze töreni düzenlerken, kente saldıran Polyneikes’in cesedini saygısızca ortada bırakır. Bu hikaye Sofokles’in üçlemesinin son parçası olan Antigone’da anlatılır.

Antigone — Oidipus’un dört çocuğundan biri- Kreon’un oğlu Haimon ile nişanlıdır. Ancak erkek kardeşi Polyneikes’in cesedine yapılan saygısızlığa tahammül edemez ve cesedi kaçırarak gömmeye çalışır. Kreon onu yakalar ve emirlerine karşı geldiği için onu ölümle cezalandırır. Şehrin kör kahini Teiresias, Kreon’un ölüye saygısızlık etmesinin tanrıları sinirlendirdiği konusunda uyarsa da Kreon onu ilkin dinlemez. Ancak sonra ikna olur. Önce mezarsız yatan kardeşi gömer ve sonra Antigone’u kurtarmak için yanına gider. Ne yazık ki çok geç kalmıştır. Antigone kendini çoktan asmıştır ve nişanlısı Haimon ise başında ağlamaktadır. Haimon babasını görünce ondan tiksinir ve kılıcını alarak kendine saplar. Kreon’un karısı ilk oğlunu Thebai’ye kendini feda ettiği için, ikinci oğlu Haimon’u ise intihardan dolayı kaybetmiştir ve çıldırarak kendini öldürür. Ailesi tamamen yok olan Kreon da delirir.

Thebai tahtı bir bahtsız hayat hikayesini daha listesine ekler.