Mitolojik Aşk: Yalıçapkını Alcyone ve Ceyx

Mutlu sona sahip olmasalar bile, çağları aşıp gelen aşıkların hikayesi.

Sabah yıldızı Eosphorus’un oğlu Ceyx ile Aiollerin atası kral Aelous’un kızı Alcyone evlenirler. Teselya’da Trakhis isimli bir ülkede mutlu mesut yaşadılar. Birbirlerini o kadar çok severlerdi ki, olur olmaz yerde, kendilerini “Zeus” ve “Hera”ya benzetir dururlar. Böyle cüretkar bir kıyas, Zeus’un kulağına gidince, tanrı öfkelenir ve hemen öcünü almak için entrikalar kurgular.

Ceyx’in erkek kardeşi Daedalion, dünya güzeli bir kıza sahiptir. Chione isimli bu kız, o kadar güzeldir ki, sadece ölümlülerin değil ölümsüzlerinde ilgisini çeker. Hermes ve Apollon, kıza aşık olmuştur. İkisi de aynı gece, kıza tecavüz ederler. Kız, iki tanrının çocuğuna gebe kalır ve ikizleri doğurur. Ne var ki, kız, kibirli bir şekilde kendisinin Artemis’ten bile güzel olduğunu iddia eder. Böyle bir küstahlıkla, sadece şiddetle baş edebilen Artemis, kızı oku ile hemencecik öldürür. Ancak Daedalion, kızının vefatıyla başa çıkamaz. Üç kez kendisini ateşe atarak öldürmeye çalışır ama yanındakiler tarafından engellenir. Dördüncü başarısız denemesinden sonra, imkansız bir hızla, tarlalar ve ormanlar arasında koşarak Parnassos Dağı‘nın zirvesine tırmanır ve intihar eder. Kederli babaya acıyan Apollon, Daedalion, yere düşmeden önce onu bir kahine çevirir.

Chione’in ölümü, 1622, Nicolas Poussin, Musee des Beaux-Arts de Lyon

İşte, Ceyx, erkek kardeşinin bu trajik ölümünden sonra, Apollon’a danışmaya karar verir. Apollon’a danışabileceği iki tapınak vardır. Biri Claros (İzmir), diğeri ise Delfi (Yunanistan). Delfi yolu kesildiği için, Claros’a gitmeye karar verir. Bunu duyan karısı Alcyone’un eli ayağı buz keser, sararır. Yüzü şimşire benzer, göz yaşları yanaklarını kaplar. Üç kere konuşmaya çalışır, çabalar ama ağlamaktan konuşamaz bir türlü. En sonunda, dokunaklı bir şekilde sorar kocasına, “Neden bana yabancılaştın böyle? Nasıl böyle kaygısızca benden ayrılırsın? Deniz korkuyor beni, dalgaları uğursuzdur. Dağılmış gemi kalıntıları gördüm kıyıda. Gövdesiz adlar okudum mezarlar üzerinde sık sık. Sevgilim. Yola çıkmakta direnirsen, ben de seninle geleyim. Birlikte katlanalım başımıza ne gelirse.” 

Ceyx ve Alycone, 1750, Carle van Loo

Ancak, Ceyx ne deniz yolculuğundan vazgeçer ne de Alcyone’un dileğine katılır. Alcyone’a çok dil döker, avutmaya çalışır ama nafile. Ay yörüngesinde iki kez dönmeden, Ceyx döneceğine söz verir. Sonra da gemisini hazırlamaları için emreder. Alcyone, içine doğmuş gibi yıkım, gemiyi görür görmez ürperir. Ağlayarak kocasıyla kucaklaşır ve uğurlar onu. Kocasına sarılır ve durdurmaya çalışır ama kürekçiler asılır küreklere. Alcyone, son kez geminin eğik pupasında duran eşine bakar ve el sallar. Yavaş yavaş kıyı Ceyx’in gözünden, gemi Alcyone’un gözünden silinir gider.

Dümenci serenleri açar ve rüzgar yelkenleri şişirir. Sular geminin kaburgalarını yarı yarıya geçmeden, karşıda kıyı görünür. Ancak deniz de yükselen dalgaların köpükleriyle ağarmaya başlar. Dümenci hemen bağırır “İndirin sereni.” diye ama yelkenleri direğe sarmalarını şiddetli rüzgar engeller. Sonunda herkes küreklere koşar, bir yandan da dolan suyu boşaltmaya çalışırlar. Ama deniz kabara kabara göğe ulaşmaktadır. Ceyx, kollarını açarak tanrılara yalvarır. Alcyone’un adı ağzından düşmez, derin bir özlem duyar karısına. Birden yandan da, karısı onunla gelmediği için mutludur. Sonunda, Ceyx’in gemisinin kaburgalarının savaşacak gücü kalmaz, paramparça olarak denize gömülür. Ceyx, dalgalarla boğuşurken, son bir kez daha “Alcyone” diyebilir. Zeus’un intikamıdır bu.

Fırtına Ceyx’i öldürdü, Richard Wilson, National Museum Wales

Olan bitenden habersiz Alcyone, kocasının dönmesini beklerken, diktiği kıyafeti bitirmek için uğraşmaktadır. Kocasının gelince, bu giysiyi giyeceğini hayal eder, mutlu olur. Hera Tapınağı’na gider ve kocasının sağlıcakla dönmesi için tören düzenler. Hera, haberci İris’e, Morpheus’un yanına gitmesini emreder. Morpheus, Ceyx’in görüntüsü ile Alcyone’un rüyasında görünecek ve kocasının yazgısını kadına haber edecektir. İris, tanrıçanın buyruğunu yerine getirir.

Morpheus, emri aldığında, hemen kanatlarını geceye yayar ve kısa sürede Alcyone’a ulaşır. Ceyx biçimine girer, ancak görüntü ölü kılığındadır ve sakalları ıslak, giysilerinden yağmur gibi sular dökülüyordur. Eğilir kadının üzerine ve sorar “Tanıdın mı kocan Ceyx’i? Ölümün değiştirdiği yüzünü?” Ve olan biteni kadına anlatır bir bir. Alcyone hüngür hüngür ağlar. Uykusunda kollarını kaldırır ve kocasına sarılmaya çalışır. “Nereye kaçıyorsun? Gel birlikte gidelim.” der ve uykusundan uyanır. 

Alcyone, acımasızca vurur kendine, giysilerini göğsünden yırtıp atar. Saçlarını bağırarak yolmaya başlar. Kocasının öldüğüne emindir artık. Deniz, kocasını, Alcyone’suz yakalamıştır. Daha fazla yaşamak, ona daha ağır acılar çektirecektir. Arkasından gitmek ister kocasının, mezar bile olsa, kocasıyla bir olmak için yanıp tutuşur. Erkenden çıkar gider, deniz kıyısına yürür kadın. Kocasını yolcu ederken durduğu yere ulaşır. Kocası geminin halatını burada çözmüştür, ayrılık öpücüklerini son kez burada tatmıştır. Olan biteni son kez anımsar Alcyone ve neden sonra dalgalarda sürüklenen bir şeyler seçer kadın ve birden ceset olduğunu fark eder. Boğulmuş bu kişiye ürpererek bakar ama kim olduğunu anlayamaz yabancı ölünün. Gözlerindeki yaşları tutamaz, gövde daha da yakına sürüklenir ve kadın sonunda tanır ölüyü. Kocası Ceyx’tir dalgalar arasında ordan oraya seken. Alcyone saçlarına tırnaklarını geçirir, yolar. Alcyone, taşkın sulara doğru sıçrar en sonunda, bir kuş gibi dalgaların üzerinden uçmaya başlar. Üzüntüsünü yansıtan sesler ise gagaya dönmüş ağzından dökülür havaya. Gider, Ceyx’in üzerine konar. Onlara acıyan tanrılar, Ceyx’i de kuşa döndürürler.

Artık, Alcyone ile Ceyx, birer yalıçapkınıdır. Aralarındaki sevgi ve evlilik bağı eskisi gibi kalır. Ana baba olurlar birlikte, yedinci gün Alcyone yumurtlayınca. 

Yalıçaplınları (halycons)