Mitolojik Kahramanlar: Kadmos ve Thebai Kenti

Kirke Tasarım

Yunan mitolojisindeki öncül kahraman Kadmos ve ailesini birlikte tanıyalım.

Yunanistan anakarasında Thebai şehrinin kurucusu olan efsanevi kahraman Kadmos, birçok mitolojik kahramanın da atasıdır. Kadmos hakkındaki söylenceler başta bütün Akdeniz bölgesi olmak üzere, Anadolu ve Afrika bölgelerine de yayılmıştır ve kişiliği bölgenin yerel kültürüyle kaynaşmıştır. [1]

PEKİ KİMDİR BU KADMOS?

Birçok kaynağa göre, Fenike kralı Agenor ve Tyre’li Telephassa’nın dört çocuğundan en büyüğüdür. Kardeşleri ise en az onun kadar ünlü olan Phoenix, Cilix ve Europe’dur.

Kadmos’un kökeni konusunda antik yazarlar arasında anlaşmazlık vardır. Pseudo-Apollodoros, Kadmos’un Phoenicia’dan (Kenan Ülkesi, Lübnan) geldiğini belirtirken; kimisi Tyre, Sidon hatta Mısır’daki Thebes’ten geldiğini ileri sürmektedir.

Ünlü tarihçi Heredot, Kadmos’un M.Ö. 2000 civarında yaşadığını tahmin eder; yani Herodot’a göre Kadmos, kendisinden 1600 yıl önce yaşamıştır. Herodot, Thebes’teki Apollon tapınağına yerleştirilmiş bazı sehpalara Cadmean yazının kazındığını görmüş ve aktarmıştır.

Azra Erhat, Kadmos’un soyunu Mitoloji Sözlüğü kitabında şöyle anlatır:

Epaphos’un oğlu, lo’nun torunu olan Agenor tanrı Zeus’un soyundandır (Tab.10). Io inek kılığında dünyayı dolaştıktan sonra Mısır’a gelir, orada Zeus’tan olan oğlu Epaphos’u doğurur, Epaphos da Nil tanrısı Neilos’un kızı Memphis’le evlenir ve Libya adında bir kızları olur. Afrika’nın bir bölgesine adını veren bu kız tanrı Poseidon’la birleşerek ikiz doğurur: Agenor ile Belos. Belos Mısır’a, Agenor ise Fenike’ye yerleşir. Tyr ile Sidon kentlerinin kralı olur. Kızı Europe tanrı Zeus tarafından kaçırılınca Agenor oğulları Kadmos, Phoiniks ve Kiliks’i kız kardeşlerini aramaya gönderir, bulup getirmedikçe dönmemelerini buyurur. Hiç biri de geri gelmez, Akdeniz çevresinde kentler kurup yerleşirler (îo, Epaphos, Belos, Europe).

Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat

Mitolojik öykülere göre, Europe Fenike’den kaçırıldığında, Agenor üç oğlunu da kızını aramaları için gönderir ve Europe’yı bulana kadar dönmemelerini tembihler. Ancak üç kardeşinde aramaları başarısız olur. Evlerine geri dönemeyen kardeşler, yepyeni şehirler kurarlar ve bu şehirlere kendi isimlerini verirler. Kadmos, Yunanistan’da önceleri Kadmea olarak anılan sonra adı Thebai olarak bilinen kenti kurar. Phoenix ise Fenike’de Sidon kentini kurar; Fenike adı onun isminden gelir. Son olarak Cilix, Kilikya bölgesine yerleşerek adını bölgeye verir. [1]

Europe’nın kaçırılması, Jean François de Troy (French, 1679–1752 ), 1716, National Gallery of Art, Washington

PEKİ YA EUROPE?

Söylencelere göre, tanrı Zeus, Europa’yı görür görmez arzular. Böylece büyük beyaz bir boğa kılığına girip, Europe kırlarda çiçek toplarken ona yanaşır. Boğanın cazibesinden etkilenen Europe, boğanın sırtına tırmanınca, Zeus doğruca denize koşar ve kızı Girit’e kaçırır. Kendi formuna geri dönen Zeus, Europe ile birlikte olur. Bu beraberlikten Minos, Sarpedon ve Rhadamanthys isimli üç erkek evlatları olur. Zeus, ayrıca Europe’ye başta bir robot olan Talos olmak üzere değerli hediyeler verir. Europe daha sonraları Girit kralı ile evlenir ve kral ölünce tahta Minos geçer. Sarpedon’un ise Miletos kentini kurduğu söylenmektedir. Rhadamanthys, Girit’te kalır ve ülkeye yeni yasalar getirdiği gibi, bölgenin törelerini bile yasalaştırdığı anlatılır. İşte bu yüzden, Minos ve Rhadamanthys ölüp yeraltı dünyasına göç ettiklerinde, yeryüzündeki tarafsızlıklarından dolayı yeraltı dünyasında yargıç olurlar. Ayrıca, Rhadamanthys, Zeus’un isteği ile Herakles’in annesi Alkmene ile yeraltı dünyasında evlenir.

Strabon gibi tarihçiler, Europe’nın adını Trakya’da bir bölgeyi tarif etmek için kullanılmıştır. Roma İmparatorluğu ise Europe adını Trakya eyaletine vermiştir. Günümüzün Avrupa kıtanın isminin kökenin Europe’ya dayandığına dair türlü teoriler vardır. [3]

Europe’nın Kaçırılması, Rembrandt, 1632

THEBAİ(KADMEA) ŞEHRİNİN KURULUŞU

Kadmos, annesiyle birlike kız kardeşi Europe’yi ararken bir süre Trakya’da kalır ve annesi burada vefat eder.

Bu uzun arayışların sonunda Delphi’de bulunan Apollon kahinine danışır. Ancak kahin ona babasının verdiği bu görevden bir an önce vazgeçmesini söyler. Ardından “yanında yarım ay olan buzağı bulup onun durduğu yerde bir şehir kurması” gerektiğini belirtir.

Kadmos, aldığı kehanet üzerine yola koyulur ve bahsedilen buzağıyı bir inek süründe olduğunu fark eder. Böylece buzağının peşine takılır ve sonunda buzağı, Boeotia bölgesinde bir yerde durup oturur. Kadmos, burada Thebai (Thebes) şehrini kurar.

Şehri kurmadan önce buzağıyı Athena’ya kurban etmek ister. Bu esnada adamlarından bazılarını yakındaki pınardan su almak için gönderir. Ancak pınar bir ejderha tarafından korunmaktadır ve gönderilen adamlar ejderha tarafından öldürülür. Kadmos buna çok sinirlenir ve ejderhayı öldürür. Öldürdüğü ejderhayı incelerken Pallas Athena gelir ve ejderhanın dişlerini toprağa gömmesini öğütler. Dişlerin gömüldüğü yerden bir düzine asker belirir, bu askerlere Spartoi yani topraktan doğanlar denilir. Kadmos, askerlerin ortasına bir taş atar ve askerler birbirleriyle dövüşmeye başlarlar. Geriye beş asker hayatta kalır ve bu askerlerle Kadmos, kentini inşa eder. Hayatta kalan beş Spartoi, Thebai kentinin soylu ailelerini oluşturur.

Bu zafer, Kadmos Zaferi diye anılır. Pirus zaferi ile eş anlamlıdır. Kadmos, ejderhayı öldürmeyi başarsa da yanındaki bütün adamları kaybettiği için aslında kazanılan zafer yıkıcıdır.

Kadmos, ejderha ile savaşırken, Hendrick Goltzius

Kadmos, Harmonia ile evlenir. Anlatılan hikayelere göre Harmonia’nın soyu iki farklı yere dayandırılmaktadır.

1- Kadmos, Europe’yi ararken Semadirek Adasına (Samothraki) gider. Burada Zeus ve Elektra’nın kızı Harmonia ile tanışarak evlenir. Harmonia’nın kardeşleri Iasion ve Dardanos’tur. Dardanos da Çanakkale tarafına geçerek Truva soyunu başlatacaktır.

2- Kadmos, Thebai ejderhasını öldürdüğü için Ares çok kızar. Çünkü hem bölge hem de ejderha Ares’e aittir. Bunun üzerine Kadmos’a 8 yıl sürecek olan hizmet cezası verir. Bu ceza bittiğinde, Ares Kadmos’la dost olmuştur. Dostluklarını pekiştirmek için Kadmos’a, Afrodit’ten olma kızı Harmonia’yı eş olarak verir.

Her iki hikayede de Kadmos, Harmonia isimli soylu bir kadınla evlenir. Kadmos düğününü Thebai Kalesi’nde yapar ve bütün tanrılar düğüne katılarak, geline olağanüstü hediyeler verirler. Athena ya da Afrodit ona Kharit’lerin dokuduğu bir elbise armağan eder. Ancak en ünlüsü Hephaistos’un armağan ettiği kolyedir ve efsaneye göre bu kolye Thebai Şehrinin başına bela olmuştur. Kadmos’un soyundan gelen herkes çeşitli trajediler yaşarlar. Bunun sebebin ise Harmonia’nın kolyesi olduğu söylenir. Yine efsaneye göre; Hephaistos, Ares ve Afrodit’in kızı olan Harmonia’ya hınç beslemektedir ve bu yüzden kolyeyi vermiştir.

Kadmos ve Harmonia’nın beş çocukları olur: AgaueSemeleInoAutonoe ve Polydoros. Kadmos yıllar boyunca ülkesini yönetir ancak daha sonra tahtı kızı Agaue’nin oğlu Pentheus’a yani torununa bırakır.

1.SEMELE

Semele, Zeus ile beraber olur ve hamile kalır. Hera, Zeus’un sadakatsizliğinden şüphelenir ve Semele’nin yanına yaşlı bir kadın kılığında gider. Onunla muhabbet ederken, Semele çocuğun Zeus’tan olduğunu söyler; buna karşılık Hera bunu nereden bildiğini sorarak Semele’nin içine şüphe düşürür. Daha sonra Zeus onu ziyaret ettiğinden ondan bir ricasının olduğunu söyler. Zeus ne isterse yapacağına Styx Nehri üzerine yemin ettikten sonra, Semele tanrısal halini göstermesini ister. Zeus bunu yaparsa onun öleceğini anlatır ama Semele inanmaz. Zeus, Styx nehri üzerine yemin ettiği için Semele’nin istediğini yapmak zorundadır. Böylece tanrısal haline dönüşür ve Semele yıldırımla çarpılarak ölür. Kadının karnındaki yedi aylık çocuğu Zeus, baldırına koyar. Daha sonra Dionysos, Zeus’un baldırından tekrar doğduğu için “iki kez doğan” anlamına gelen ismini alır. Kısacası, şarap tanrısı Dionysos anne tarafından Thebai’lidir. Sofokles’in Antigone trajedisinde, Thebai halkının Parnassos Dağı’nda Dionysos için düzenlediği törenlerden bahsedilir. [2]

Semele’nin Ölümü, Peter Paul Rubens

2. AGAUE VE OĞLU PENTHEUS

Agaue, Thebai kentini kuran beş Spartoi’den biri olan Ekhion ile evlenir. Bu birliktelikten Pentheus isimli bir oğulları olur. Kadmos hala yaşarken, tahtını torunu Pentheus’a bırakır. Ancak hem Pentheus hem de Agaue, Semele’nin Zeus ile birlikte olduğuna inanmaz ve Dionysos’un tanrılığını tanımazlar.

Euripides, Bakkhalar adlı trajedisinde bu konuyu işler. Dionysos ayin ve törenlerini yaymak için şehir şehir gezer ve sonunda Thebai kentine gelir. Ancak Pentheus yeni tanrıyı tanımadığını söyleyince, şehrin kadınlarını çıldırtır ve esrik kadınlar dağa kaçarlar. İçlerinde Pentheus’un annesi Agaue ve teyzeleri İno ve Autone da vardır. Pentheus’un ısrarla Dionysos’u reddetmesi üzerine, insan kılığına girmiş Dionysos, Pentheus’u dağa çıkıp kadınların ayinlerini gözetlemeye ikna eder. Ancak Pentheus’un çıkardığı ses üzerine, Thebaili kadınlar, annesi ve teyzeleri onu fark ederler ve çılgınlık halindeki kadınlar, Pentheus’u vahşi bir hayvan sanarak saldırırlar. Başta annesi ve teyzeleri olmak üzere kadınlar Pentheus’u çıplak elleri ile parçalar. Agaue, oğlunun kesik başını sopasına saplayarak şehre döner ve kendine geldiğinde yaptığını fark eder. Büyük bir üzüntü ile şehirden kendini sürgün eder.

Böylece tahta Kadmos’un oğlu Polydoros geçer ve Thebai tahtı ondan devam eder. Yine Euripides’in Bakkhalar trajesidinde belirtildiği gibi Kadmos ve karısı Harmonia yılana/ejderhaya dönüşüp şehirleri yağmalarlar. Yılana dönüşme hikayesinin başka versiyonları da mevcuttur. [3]

Agaue’nin oğlu Pentheus’u öldürme hikayesi, Ovid’in Dönüşümler adı eserinde de anlatılmaktadır. [4]

Euripides’in Bakkhalar trajedisinde Dionysos oyunu aşağıdaki monolog ile başlatır.

İşte ben, Zeus’un oğlu Dionysos,
Kadmos’un kızı Semele’nin yıldırım dolu
şimşekler içinde doğurduğu tanrı, Thebai toprağına
ayak basıyorum. Tanrılığımdan soyunup
insan suretine girdim… Ben Lydia’nm altın
ovalarından geliyorum. İran’ın güneşten
kavrulan kırlarını, Baktrla’nm uzun surlarım;
Media’nm buzlarla örtülü topraklarını, saadet
diyarı Arabistan’ı, tuzlu denizin kıyılarında
uzanan bütün Asya ülkesini, Barbarlarla Hellen’lerin
karışık yaşadığı, güzel hisarlarla süslü
şehirleri dolaştım. Oralarda korolarımı topladım;
dinimi, ayinlerimi öğrettim; şimdi kendimi
Hellen’lere tanıtmak istiyorum. Hellen
toprağında Bakkha’ların keskin çığlıklarıyla
çınlattığım, kadınlarının çıplak vücutlarını
ceylan postlarıyla sarıp ellerine thyrsos’u, sarmaşıktı
asayı verdiğim ilk şehir Thebai oldu

Bakkhalar, Euripides
Pentheus, Paul John Reid (b.1975), Art UK

3. INO

İno, Boiotia Kralı Athamas ile evlenir. Ancak kralın ilk karısı bulut perisi Nefele’den Helle ve Phriksos isimli iki çocuğu vardır. İno, üvey evlatlarından nefret eder ve onları öldürmek ister. Bunun için ilk önce ülkenin kadınlarını tohumlarını kavurmalarına ikna eder, böylece ülkeye kıtlık gelir. Athamas, kıtlığı önlemek için kahinlere danışır ama İno, kahinlere rüşvet vererek onları çoktan satın almıştır. Böylece kahinler Athamas’a çocuklarını kurban etmesi gerektiğini söyler. Athamas, istemeye istemeye kabul eder. Çocukları kurban edecekken, anneleri Nefele onlara altın postlu bir koç gönderir. Çocuklar koçun üzerine binerek kaçarlar. Bu altın koç, Altın Post ve Argonotlar efsanesinin başlangıcı olacaktır.

Üvey evlatlarından kurtulan İno, kız kardeşi Semele öldükten sonra bebek tanrı Dionysos’u alıp kendi çocukları Melikertes ve Learkhos ile birlikte büyütmek için Athamas’ı ikna eder. Ancak Hera fena halde bu karara kızar ve ikisini de çıldırtır. İno oğlu Melikertes’i kaynar su kazanına atıp boğar, Athamas da Learkhos’u geyik sanarak kargısıyla vurur. Yaptığını anlayan İno, oğlu Melikertes’in ölüsüyle beraber denize atlar ve denizcilerin imdadına koşan bir deniz tanrıçasına dönüşür. İno’ya Leukothea (Ak Tanrıça) denilmektedir. [1]

Gördü onu güzel topuklu Ino, Kadmos’un kızı,
eskiden insan sesli ve Ölümlüydü bu Ak Tanrıça,
deniz tanrıları arasında sayılır oldu sonraları.
Gördü neler çektiğini, acıdı Odysseus’a,
bir martı oldu, pır etti, çıkıverdi sudan,
geldi, oturdu salın üstüne, seslendi, dedi ki:
“Şu Poseidon, yeri sarsan, ne ister senden zavallıcık,
ne diye bunca belayı salar senin başına?
Taş çatlasa yok edemez o seni.
Sen gel, yap ben ne dersem,
hiç benzemezsin akılsız bir adama:
Hadi çıkar rubalarını sırtından,
yeller götürsün salını bırak,
ulaşmaya bak Phaiak’ların toprağına
olanca gücünle yüze yüze,
orada kurtulmaktır kaderin senin.
Al şu tanrısal yaşmağı vereyim sana,
göğsünün altına dola onu,
ne acı var artık, korkma, ne ölüm.
Ama değdiği zaman karaya ellerin,
onu çöz, at şarap rengi denize, uzağa,
atar atmaz da dön gerisin geri”. [5]

Bu yüzden Ino’ya kendi çocuklarına beyaz, Ino’nunkileri ise siyah giydirmesini söyledi. Themisto daha sonra siyah giydirilmiş çocukları öldürmeleri için suikastçılara para verdi. Ancak Ino çocukların kıyafetlerini değiştirdi ve sonunda öldürülenler Themisto’nun çocukları oldu. Bunu öğrenir öğrenmez Themisto intihar etti. Bu yüzden Ino’ya kendi çocuklarına beyaz, Ino’nunkileri ise siyah giydirmesini söyledi. Themisto daha sonra siyah giydirilmiş çocukları öldürmeleri için suikastçılara para verdi. Ancak Ino çocukların kıyafetlerini değiştirdi ve sonunda öldürülenler Themisto’nun çocukları oldu. Bunu öğrenir öğrenmez Themisto intihar etti.

Athamas delilik nöbeti esnasında çocuklarından birini öldürürken

4. AUTONE

Autonoe, Kyrene adlı nympha ile Apollon’un oğlu olan Aristaios ile evlenmiştir.

Aristaios, Kherion tarafından büyütülmüştür. Vergilius’un Georgica’sında dağ ve su perilerini kovalamaktan hoşlanan Aristaios, Orpheus’un karısı Eurydike’yi kovaladığı için, nymphanın ayağını yılan sokar ve ölür; Aristaios’da tanrılar tarafından cezalandırılır. Autonoe ile Aristaios’un Aktaion isimli avcı bir oğulları olur. Aktaion, tanrıça Artemis’ten daha usta bir avcı olduğuyla övünmek ile kalmayıp, tanrıçayı derede Artemis’i çırılçıplak gözetler. Böylece tanrıça Aktaion’u geyiğe çevirip, kendi köpeklerine onu parçalatmıştır. Babası gibi Aktaion’u da büyüten Kherion, köpekleri sakinleştirmek için Aktaion’un heykelini yapıp onların önüne dikmiştir. [1] Aristaios’a Vergilius “Georgica” adlı tarımsal konuları ele alan eserinde uzun bir parça ayırmıştır. [8]

Orpheus, Eurydice and Aristaeus by Jacopo del Sellaio

5. POLYDOROS

Polydoros, Nykteis ile evlenmiştir. Labdakos’un babasıdır, Oidipus’un ise dedesidir. Pentheus’tan sonra Thebai kralı olmuştur. [1] Kadmos ailesinin laneti bu soyda da devam edecektir.

KAYNAKÇA

[1] Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat

[2] Antigone, Sophokles

[3] Bakkhalar, Euripides

[4] Dönüşümler, Ovidus

[5] Odessia, Homeros

[6] İlyada, Homeros

[7] Kadmos ile Harmonia’nın Düğünü, Roberto Calasso

[8]Georgica, Vergilius