Odysseia – 20. Bölüm Özet

Odysseia Destanının yirminci bölümünün uzun özetidir. Talipler, son şölenleri için toplanırlar.

Odysseus, ön odaya geçer ve taze yüzülmüş sığır postuna uzanır. Kahya Eurynome, onu bir kaftan ile örter. Odysseus’un gözleri açıktır, taliplerle beraber olmaya giden hizmetçi kızları gözler; bir yandan da talipleri nasıl alt edeceğini düşünür. Kızları oracıkta gebertmek ister ama gördüğü manzaraya katlanmaya karar verir. Tıpkı Tepegöz’ün mağarasında sıkıştığı zaman gibi, bu sorunu da çözecektir. Bir o yana, bir bu yana dönerek uyumaya çalışırken, Athena yanına gelir. Tanrıça, neden uyuyamadığını sorar. Artık karısı ve oğlu yanındadır. Odysseus, bir sürü talip olduğunu, onları nasıl öldüreceğini düşünmekten uyuyamadığını söyler. Ayrıca Athena ve Zeus’un yardımını alarak hepsini öldürse bile, nereye kaçıp sığınacağını düşünerek daha çok kaygılanmaktadır. Athena, kendisinin bir tanrıça olduğunu ve onu, her zaman koruyacağına söz verir. Bu kadar adam, ikisinin çevresini sarsa bile, Odysseus kazanacaktır. Ona uyumasını tavsiye der. Sonra, Odysseus’un göz kapaklarına uyku döküp Olimpos’a döner.

Odysseus uykuya daldığı esnada, Penelope ağlayarak uyanır. Artemis’e kendisini öldürmesi için yalvarır. Pandereos’un kızları; anaları ve babaları, tanrılar tarafından yok edildiğinden öksüz kalmışlar ve Afrodit tarafından yetiştirilmişlerdir. Hera, kızlara güzellik ve akıl vermiştir. Artemis, boy bos bağışlamıştır, Athena ise iş yapmayı öğretmiştir. Bir gün Afrodit, Zeus’tan kızlara iyi bir kısmet bağışlamasını istediğinde, Erinyslere hizmet etmeleri için, kızları, Harpyalar kaçırmışlardır. İşte bu kızlar gibi kaçırılmayı diler. Hades’e gidip, kocası Odysseus’u görmek için dua eder. Taliplerin keyfine oyuncak olduğu için kaygı içinde yaşamaktansa ölmek iyidir. İnsan, en azından geceleri rahat uyuyabilse, acılara dayanabilir. Ama Penelope, bu gece rüyasında, kocası Odysseus’u yanında yatarken görmüştür. 

Penelope, böyle ağlarken, şafak söker. Odysseus, Penelope’un ağladığını duyunca, kendisini tanıdığından şüphelenir. Hemen yattığı döşeği toparlar. Sonra Zeus’a kendisine bir işaret vermesi için yalvarır. Zeus hemen gürleyince, Odysseus sevinir. 

Odysseus’un konağında on iki değirmen vardır ve bu değirmenlerde kadınlar çalışır. Diğer kadınlar işlerini bitirmesine rağmen, en güçsüz olanı hala çalışmaktadır. Kadın, Zeus’un gök gürültüsünü duyunca, o da tanrıya dua eder. Taliplere un öğütmekten tükenmiştir ve bugünkü şölenin taliplerin son şöleni olmasını diler. 

Telemakhos uykusundan uyanır ve odasından çıkarken Eurykleia’yı görünce konuğu nasıl ağırladıklar. Annesi akıllı bir kadındır ama bazen değerli konuklara yanlış davranabilir. Eurykleia, annesini böyle itham ettiği için Telemakhos’a kızar. Konuğa döşek yapmayı teklif etmişlerdir ama konuk kabul etmemiştir. Telemakhos, böylece, çıkıp dernek alanına gider. Eurykleia, hizmetçilere sarayı temizlemelerini buyurur. 

Daha sonra talipler, saraya gelirler ve odunları kesmeye başlarlar. Domuz çobanı Eumaios, üç yağlı domuz getirir. Sonra keçi çobanı Melanthios, taliplerin şöleni için keçi getirir. Hayvanları ağıla bağladıktan sonra, Odysseus’un hala gitmediğini görür ve ona kaba bir şekilde çıkışır. Odysseus, keçi çobanına bir cevap vermez. Ardından, sığırtmaç Philoitios, kısır bir inek ve semiz koyunlar getirir. Hayvanları bağladıktan sonra, domuz çobanının yanına giderek, ona yabancının kim olduğunu sorar. Adam bir krala benzemektedir ama tanrılar, kralları bile çile çektirerek süründürürler.

Sığırtmaç Philoitios, Odysseus’un yanına gider ve ona selam verir. Tıpkı Odysseus’a benzediğini, bu yüzden hüzünlendiğini belirtir. Odysseus, Philoitios’u küçükken, Kephallenlerin sığır çobanı yapmıştır. Ama şimdi efendisi yoktur, ve sığırlarını talipler yer. Bazen, ülkeyi terk etmeyi düşünür; ancak Telemakhos’u bırakamaz. Odysseus’un dönmesini ve şu herifleri yok etmesini diler. 

Odysseus, sığırtmacın akıllı birine benzediğini belirtir ve Odysseus’un talipleri herifleri öldüreceğine söz verir. Sığırtmaç, yabancının dedikleri gerçek olursa, onu hep koruyup kollayacağına söz verir. 

Öte yandan, talipler, bir köşede Telemakhos’u nasıl öldüreceklerini tartışmaktadırlar. O esnada, yanlarından pençesinde bir güvercin tutan kartal uçar. Amphinomos, işareti, Telemakhos’u öldüremeyeceklerine yorar ve herkesi yiyip içmeye davet eder. Böylece talipler şöleni başlatır. Hayvanları kurban edip pay ederler, bir yandan şarap kararlar. Domuz çobanı, taliplere tasları dağıtırken, sığırtmaç ekmekleri uzatır. 

Telemakhos, bir köşeye kurulmuştur. Odysseus’u yanına çağırır ve ona yemek ikram eder. Bu malın mülkün kendisine ait olduğunu ve koruyacağını söyler. Bunu duyan talipler, Telemakhos’un sözlerine şaşırırlar.

Uşaklar yüzlük kurbanları Apollon’un korusunda adarlar ve etleri kızartıp herkese pay ederler. Odysseus, Telemakhos’un sayesinde eşit pay alır. Ancak Athena, taliplerin Odysseus’u aşağılamalarını ve böylece Odysseus’un hırsını kamçılamayı ister.

Same Adası’ndan Ktesippos, taliplere, yabancının konukluk payını almasına rağmen kendisinin de bir pay vermek istediğini söyler. Sonra da sepetten öküz parçası alıp, Odysseus’a fırlatır ama Odysseus yana çekilerek kaçar. Telemakhos, buna karşılık, eğer o parça yabancıya vursaydı, Ktesippos’u kargısı ile öldüreceğini söyler. Buraya düğün töreni için gelmiştir ama cenaze töreni ile uğurlanacaktır. Artık çocuk değildir, bu taşkınlıklara daha fazla tahammül etmeyecektir. Konuklarına böyle davranılacağını görmekten ve kadın hizmetçileri namussuzluğu sürüklenmesinden, ölmesinin daha iyi olduğunu belirtir.

Damastaroğlu Agelaos, Telemakhos’un haklı olduğunu belirtir. Ancak Penelope artık taliplerden birini seçmelidir. Çünkü oğlu Telemakhos büyümüştür ve Odysseus’un dönmeyeceği ortadır. Telemakhos, annesinin evlenmesine mani olmadığını ama annesini, konağından kovamayacağını söyler. 

Telemakhos böyle konuşurken, Athena’nın etkisi ile talipler kahkahalar ile gülmeye başlar. Ağızları etin kanı ile doludur ve gözlerinden yaşlar gelir. Theoklymenos, bu sahneyi görünce şaşırır, onlara hiçbirinin kurtulamayacağını bildirir. Sonra da şöleni terk eder ve Peiraos’un evine gider.

Talipler, Telemakhos’un konuktan yana hiç şanslı olmaması ile dalga geçerler. Yabancı Dilenciyi, Sicilya’da satmayı teklif ederler. Telemakhos, taliplere aldırmaz. 

Penelope, yukarıdan aşağı inmiştir ve sahanlıktaki bir iskemleye oturmuş, olan biteni dinlemektedir.

Sonraki bölüm için tıklayınız.