POSEIDON

Antikçağdaki Okul Kabadayısı, Hatta çok Daha Tehlikeli.

Genellikle önem açısından Zeus’tan sonra geldiği kabul edilen Poseidon denizlerin güçlü tanrısı olarak saygı utandırmaktan çok korku verirdi. Denizleri denetler ve depremlere yol açardı. Denizciler Poseidon’u hoş tutmaya çalışırlardı ama eski dönemde yaşayanlar onu kaçınılması gereken bir tanrı olarak görürdü.

Poseidon’nun Ülkesi

Olympos Dağı’nda tanrılar kura çekerek yerlerini belirlerken Poseidon’un payına denizler düştü. Öte yandan onun gücü, denizin yanı sıra göller ve tatlı su pınarları dahil diğer kaynakları da kapsıyordu. Bazı söylenceler onun ırmakları da denetlediğini söylüyor ama ırmakların çoğunun daha önemsiz düzeyde tanrıları vardı.

Poseidon’a çoğu zaman “Dünyayı Sarsan” denirdi, çünkü depremlere yol açabiliyordu. Zıpkınını kullanarak fırtınalar oluşturuyor, dalgaları dilediği yüksekliğe ulaştırabiliyor, deniz canavarlarını çağırıyor, toprak kaymalarına ve sellere sebep olabiliyordu. Zeus’tan başkasına hesap vermek zorunda değildi ama Zeus bile onun ciddi zararlara yol açmasını engelleyemiyordu. Herkesin, özellikle denizcilerin Poseidon’dan korkmasına şamamak gerek.

Öte yandan, denizlere egemen olmasına karşın Poseidon kendi ülkesini yeterli bulmamaktaydı. Daha fazlasının peşindeydi; Poseidon, Zeus’a cephe alan ilk üç tanrıdan biriydi ve tanrıların yöneticisi olmak istiyordu. Başlatılan isyan başarısızlığa uğrayınca denizlerin tanrısı diğer tanrılardan daha fazla kenti sahiplenerek durumunu sağlamlaştırmaya çalıştı.

Atina Uğruna Kavga

Poseidon Atina kenti için Athena’yla çatışmaya girdi. Bu çatışmadan önce de Poseidon yeğenine diş bilemekteydi. Poseidon Olympos’taki tanrılar arasında en az zeki olandı, Athena ise bilgelik tanrıçasıydı. Poseidon denizlerin tanrısıydı ve okyanusun yalnızca kendi yaratıklarına ait olmasını istiyordu. Athena ölümlülere gemi yapımını öğreterek Poseidon’un egemen olduğu yöreleri insanlara açmış oldu. Ayrıca unutmayın ki bazı söylencelere göre Poseidon son derece vahşi ve güzel olan atı yaratmıştı. Athena ölümlülere ata gem vurmayı öğreterek onların Poseidon’un yaratısını evcilleştirip kendi amaçları için kullanmalarını sağladı. Bu nedenle bu iki yüce varlık arasında zaten hatırı sayılır bir gerilim vardı. Her birinin atina kenti üzerinde hak iddia etmesi üzerine bu gerilim iyice arttı.

Bir söylenceye göre Zeus Atina halkının kendilerine sunulan iki armağandan hangisinin daha değerli olduğuna karar vererek kendi tanrılarını seçmelerini istedi. Halk zeytin ağacının bir tuzlu su kaynağından daha yararlı olduğuna karar verince Athena ketin koruyucusu oldu.

İktidar Kavgası

Poseidon hemen pes etmedi. Başka kentleri ele geçirmek için tanrılara ve tanrıçalara meydan okumayı sürdürdü. Bir sürü çatışma yaşandı ve çoğunlukla kaybeden taraf Poseidon oldu. İşte en iyi bilenen uyuşmazlıklardan bazıları:

  • Dionysos’la Naksıs Adası için çatıştı ve yenik düştü.
  • Delphi’yi almak istedi ama Apollo’ya kaptırdı.
  • Troizina için Athena’yla rekabete girdi ama kaybetti.
  • Aegina için Zeus’a meydan okudu ama tabii ki Zeus baskın çıktı.
  • Argos kenti için Hera’yla çekişti ama Gökyüzü tanrıçası kazandı.

Tüm bu yenilgilerine karşın birçok kent Poseidon’u kendi tanrıları olarak tanıdı. Bunlar arasında Korint, Helike ve Aegae de vardı. İyon Birliği’ne dahil on iki kentin temsilcileri her yıl bir Poseidon tapınağında toplantı düzenlediler.

Poseidon’un Kraliçesi

Amphitrite, Nereus (Denizlerin Yaşlı Adamı) ile Doris’in (Oceanus’un kızlarından biri) kızıydı. Dalgaları temsil eden ve Nereidler denilen deniz perilerinden biriydi. Bazı söylenceler yüz Nereid olduğunu ileri sürerken diğerleri yalnızca elli tane olduklarını iddia ediyor. Her ne ise, Amphitrite bir tek yönden kız kardeşlerinden farklıydı: o, korobaşıydı.

Bir gün Amphitrite kardeşleri ile Naksıs Adası’nda şarkı söyleyip dans ederken Poseidon onu gördü ve âşık oldu. Amphitrite’yi karı olması için kaçırdı. Diğer söylenceler Amphitrite’nin kolay teslim olmadığını aktarıyor.

Poseidon denizlerin hakimiydi ama Amphitrite damat adayından fazla etkilenmedi. Onun babası Denizlerin yaşlı adamı, Poseidon’dan çok önce iktidarda olan bir tanrıydı. Öte yandan Poseidon ona âşık olduğunu açıkladı; reddedilmeye alışkın değildi. Amphitrite Poseidon’la hiçbir şekilde ilişkiye girmek istemediğinden okyanusun derinliklerine kaçmaya çalıştı ama her seferinde bir grup yunus Amphitrite’yi yakalayıp Poseidon’a teslim etti. Sonunda genç kız Poseidon’un karısı olmayı kabul etti. Poseidon’a üç çocuk verdi Benthesicyme, Rhode ve Triton.

Poseidon’un Sevgilileri ve Çocukları

Kardeşi Zeus gibi Poseidon’un da çok sayıda ilişkisi oldu. Poseidon’un karısı ne kıskanç ne de kindardı. Poseidon hem ölümlülerle, hem de ölümsüzlerle ilişkiye girdi ve çok sayıda çocuğu oldu. Elde ettiği kadınların bazıları şunlardır

  • Aethra, Treuzen kralının kızı. Poseidon’la seviştiği gece Aethra Atina’nın yöneticisi Aegeus’la da ilişkiye girmişti. Aethra hamile kaldı ama çocuğun babasının Aegeus mu yoksa Poseidon mu olduğunu kimse bilmiyordu. Genel kanı babanın Poseidon olduğuydu ama Aegeus oğlanın babasının kendisi olduğunu iddia ediyordu. Theseus isimli çocuk ünlü bir kahraman oldu.
  • Amymone, Kral Danaus’un elli kızından biridir. Poseidon, Amymone Argos ülkesinde su ararken onunla sevişti. Bir satirin kıza tecavüz etmesini engelledi ve Amymone’ye kur yapmaya başladı. Poseidon Amymone ile seviştikten sonra zıpkınıyla bir kaynak oluşturarak onun ailesine su taşımasına yardımcı oldu. Amymone ile Poseidon’un Nauplius adında bir oğulları oldu Nauplius denizler ve astronomi alanındaki derin bilgisi sayesinde denizcilerin gözünde bir kahraman oldu.
  • Demeter, Poseidon’un kız kardeşi. Kardeşinin sarkıntılıklarından kaçınmak isteyen Demeter bir kısrak kılığına girdi ama Poseidon vazgeçmedi. Bir aygıra dönüşerek onunla bir otlakta çiftleşti. Her ikisi de at kılığındaydı. Bu ilişkiden Desponia adında bir orman perisi ile Arion adında bir vahşi at dünyaya geldi.
  • İphimedia, mutsuz bir evlilik yaşıyordu, sıkılmıştı ve Poseidon’a aşıktı. Sürekli deniz kıyısında dolaşıyor, sık sık oturup avuçlarına doldurduğu deniz suyunu büyük bir haz ve arzuyla memelerinden aşağıya döküyordu. İphimedia’nın bu davranışından tahrik olan Posedion’un bu ilişkisinden iki oğlu oldu: Dev Ephialtes ve Otus.
  • Medusa, saçları yılan ve karşısındakini taşa dönüştüren korkunç bir Gorgon. Tabi, öte yandan Medusa her zaman böylesine korkunç bir yaratık değildi; bir zamanlar tanrıçaları kıskandıracak kadar güzel ve masum bir kadınmış ve Poseidon onun güzelliğine ve saflığına vurulmuş. Poseidon ile Medusa Athena’nın tapınaklarından birinde seviştiler. Bu, bakirelik tanrıçası Athena’nın kabul edemeyeceği bir durumdu. Çünkü o zamanlar Medusa, Athena’ya hizmet ederdi. Ceza olarak Athena Medusa’yı o korkunç hale dönüştürdü. Aynı zamanda Perseus’un Medusa’yı öldürmesine yardımcı oldu. Perseus Medusa’nın kafasını kesince ortaya Chrysaor ve Pegasıs adlı iki çocuk çıktı; Poseidon’la ilişkisinin meyveleri.
  • Theophane, Poseidon dahil birçok talibi olan genç ve güzel bir kadın. Rakiplerinden kurtulmak için Posiedon Theophane’i kaçırdı ve onu bir adaya götürdü. Theophane’nin talipleri onu aramaya çıktılar ama Poseidon onlar gelmeden Theophane dahil adanın tüm sakiplerini koyuna dönüştürdü ve kendisi de koç şekline girdi. Talipler adaya ulaşınca Poseidon koyunlaru kurda dönüştürdü ve peşindekileri oldurttu. Poseidon ve Theophane koyun ve koç halindeyken çiftleştiler, dolayısıyla (ismi bilinmeyen) altın tüylü, konuşabilen ve uçabilen bir koç dünyaya geldi.
  • Thusa, (Gaia’nın oğullarından biri olan) Phorcy’nin kızı. Poseidon’la olan ilişkisi dünyaya gelen çocukları nedeniyle ünlüdür: kiklop Polyphemus. Polyphemus Kiklopların soyundan gelmiyordu. Aksine şiddet yanlısı, yabanıl, insan yiyen bir yaratıktı.

Poseidon ve Truvalılar

Poseidon’a ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılırken onun Truvalılarla ilişkisine değinmek şarttır; bu ilişki üzerinde durmak Poseidon’un anlaşılmasını kolaylaştırır. Zeus’a karşı isyana katıldıkları için Poseidon ile Apollo Truva kentinin çevresine surlar yaptırmakta olan Kral Laomedon’a yardım etmek zorunda kaldılar. Bunun karşılığında bir ücret alacaklardı ama Leomedon’un ücretlerini ödemeyi reddetmesi her iki tanrıyı da öfkelendirdi. Apollo kentte bir salgın çıkmasını sağladı ve böylece öcünü almış oldu. Peseidon da Truva’yı sürekli taciz edecek bir deniz canavarı gönderdi ama öfkesi dinmedi. Daha sonra Truva Savaşı’nda Zeus ona bu işe karışmamasını emretmesine karşın Poseidon Yunanlıların safında yer aldı. Öfkesi ve nefreti yüzünden Poseidon Truva Savaşı sırasında herkese zor anlar yaşattı.

Poseidon’a Tapınmak

Eski Yunan’da Poseidon’a tapınmak çok yaygındı. Denizciler denizin sakin kalması için ona kurbanlar adıyordu; o aynı zamanda tatlı su ve bereket tanrısıydı. Bir yandan da fırtınalar oluşturduğu, depremlere yol açtığı ve özellikle değişken bir yaradılışta olduğu için ondan çok korkuluyordu.