Tanrıların Gazabı: Tantalos

Tantalos llustrasyon

Mitolojide sık sık geçen Tantalos efsanesini, antik kaynaklardan alıntıları ile öykünün tüm varyasyonlarının uzun incelemesidir.

Tantalos, bir ölümlünün tanrıların lütfunu kibri yüzünden kaybedişini anlatan, tartışmasız en iyi temsillerden biridir. Zengin bir kral ve ilahi ebeveynleri olmasına rağmen, büyük şair Pindaros’un dediği gibi “büyük refahı hazmedemedi”. Nedeni ne olursa olsun tanrıları sınamaya ve onlara meydan okumaya karar verdi, sonuç olarak da ebedi bir ceza ile lanetledi.

YAŞADIĞI YER

Antik kaynaklar, Tantalos’un memleketi hakkında çeşitli rivayetlerde bulunurlar. Çoğuna göre krallığı bugün Türkiye’de bulunan Lidya’da Sipylos Dağı’ndadır. Bazıları yine Türkiye’de bulunan Frigya ya da Paflagonya olduğunu ileri sürerler. Ancak bazıları Yunanistan’da bulunan Argos ya da Korinth şehirlerinin Tantalos’un ülkesi olduğu konusunda fikir birliğindedir.

Tantalus, att. to Giovanni Battista Langetti

AİLESİ

Tantalos’un babası ya Zeus’tur ya da bir dağ-tanrı olan Tmolos’tur. Annesi ise bilinen çoğu kaynağa göre peri Pluto’dur.

Karısı birçok anlatıya göre titan Atlas’ın kızı Dione iken, bazıları Paktalos nehrinin kızı Euryanassa, Ksanthos nehrinin kızı Eurythemista ya da Amphidamantes’in kızı Clytia olduğunu söyler.

Çoğunlukla Peloponez’e adını veren Pelops’un babası olarak bilinir. Ayrıca avcı Broteas ve Niobe’nin de babası olduğunu söylerler. Niobe de tıpkı babası gibi tanrılara karşı beslediği kibir yüzünden cezalandırılmıştır.

TANTALOS’UN SUÇU

Farklı kaynaklar, Tantalos’un suçu ve cezası hakkında değişik hikayeler anlatırlar. Her durumda, Tantalos zengin bir kraldır ve ilahi ebeveynlere sahiptir. Bu yüzden tanrıların sofrasında yiyip içebilen tek ölümlüdür. Tantalos’un cezalandırılmasının sebebi olarak beş farklı hikaye öne sürülür. Bunlar aşağıda teker teker incelenmiştir.

  1. Oğlu Pelops’u Pişirmesi

En bilinen versiyona göre, Tantalos, tanrıların her şeyi bilip bilmediğini test etmeye karar verir. Bu yüzden oğlu Pelops’u öldürüp pişirir ve tanrılara yemek olarak sunar. Böylece tanrıların kendilerine insan eti sunulduğunu fark edip edemeyeceklerini merak eder. 

Yemek esnasında kızı Persephone’u yeni yitirmiş olan Demeter, dalgınlıkla yemekten bir lokma alır. Ancak diğer tanrılar, Tantalos’un ne yaptığını hemen fark ederler. Bu yüzden onu Tartaros’a atarlar ve oğlu Pelops’u diriltirler. Demeter, yanlışlıkla Pelops’un kolunu ya da omzunun bir kısmını yediği için, bu uzvu fildişi ile tamamlarlar.

Bu hikaye, Lykaon miti ile paralellik gösterir. Lykaon da kendisini ziyaret eden insan kılığındaki Zeus’y test etmek için oğlunu öldürerek etini sunmuştur ve kurt-adama dönüşerek cezalandırılmıştır.

“ve soylu çocukların öldürülerek 
iğrenç sofralara yemek diye 
sunulması yüzünden Tantalos’un
soyu büyük bir lanetle lanetlendi.”

Orestes, Euripides

Tantalos’un ve Atlas’ın kızı Dione’nin oğlu Pelops, tanrıların bir şöleninde Tantalos tarafından öldürülüp kesildiğinde, Ceres onun kolunu yedi, ama tanrıların iradesiyle ona yeniden hayat verildi. Diğer uzuvları eskiden olduğu gibi birleştirildi ama omzu tam değildi, Ceres onun yerine fildişinden bir omuz taktı.

Hyginus, Fabulae – 83
Tantalus – Mythopedia
The Food of the Gods on Olympus. Dish attributed to Nicola da Urbino (ca. 1530). Museum Boijmans Van Beuningen, Rotterdam, Netherlands
  1. Nektar ve Ambrosia’yı Çalması

Mitin bazı versiyonlarına göre, Tantalos tanrılardan nektar ve ambrosia’yı çalarak ölümlü arkadaşları ile paylaşmıştır. Nektar ve ambrosia, tanrıların yemeğidir ve onların ölümsüz olmasını sağlar.

Bu versiyon, Prometheus’un öyküsünü anımsatır. Prometheus da tanrılardan ateşi çalıp insanlara verdiği için sonsuz işkencelere mahkum edilmiştir. 

“Bazıları onun Tanrıların gizemlerini boşboğazlık ederek insanlara söylediği, ambrosia’yı arkadaşları ile paylaşmaya kalkıştığı için bu cezanın verildiğini söylerler.”

Pseudo Apollodoros – Bibliotheka, XI.Pelops Ailesi – II

“Ama sen ortadan kaybolduğunda herkes seni annene geri götürmek için arayıp durdu, kıskanç bir komşu hemen fısıldadı: Ateşin üzerinde kaynayan suyun içine seni bıçakla lime lime doğramışlar [50] ve son yemekte masadakiler arasında paylaştırıp etini yemişler. Benim için kutsanmış tanrılardan birine obur demek imkânsızdır. Bundan uzak duruyorum. Bundan uzak duruyorum. Kötülük konuşanların kaderi genellikle kârsızdır. Gerçekten de Olimpos’un koruyucuları ölümlü bir adamı onurlandırmışlarsa, [55] bu adam Tantalos’tur. Ama büyük refahını sindiremedi ve açgözlülüğü yüzünden Baba’nın üzerine astığı devasa bir taş olan yıkıma uğradı. Her zaman onu başından atmak için can atar, şenliğin mutluluğundan uzakta yaşar. Hiç bitmeyen bir çaba içinde çaresiz bir yaşamı vardır, [60] diğer üçünden sonra dördüncü bir eziyettir, çünkü tanrılardan onu ölümsüz kıldıkları nektar ve ambrosia’yı çalmış ve onları içki arkadaşlarına vermiştir. Eğer bir kimse yaptığı şeyin bir tanrının gözünden kaçacağını sanıyorsa, yanılıyor demektir. [65] Bu yüzden ölümsüzler, Tantalos’un oğlunu, lanetlenmiş insan ırkına geri gönderdiler.”

Pindaros, Olympian Ode 1.98.

“Bazıları onun Tanrıların gizemlerini boşboğazlık ederek insanlara söylediği, ambrosia’yı arkadaşları ile paylaşmaya kalkıştığı için bu cezanın verildiğini söylerler.”

Pseudo Apollodoros – Bibliotheka, XI.Pelops Ailesi – II
The Feast of Tantalus - Hugues Taraval | Wikioo.org - The Encyclopedia of  Fine Arts
Hugues Taraval – The Feast of Tantalus
  1. Tanrıların Sırlarını Açığa Çıkarması

Antik çağda oldukça yaygın olan bir başka rivayete göre Tantalos, tanrılarla yemek yerken onlarla ilgili bazı sırlara ve kozmosla ilgili planlarına kulak misafiri olmuştur. Ne yazık ki, bu bilgileri aptalca diğer ölümlülere açıklamıştır (sırların tam niteliği, görünüşe göre Tantalus’tan daha sağduyulu olan antik kaynaklar tarafından bildirilmemiştir). İşte bu yüzden Tantalos cezalandırılmıştır.

 “Pelops’tan söz ettiğimize göre, bilinmeyi hak eden hiçbir şeyi atlamamak için babası Tantalos’un öyküsünü de anlatmalıyız. Tantalos Zeus’un oğluydu ve Asya’nın bugün Paflagonya olarak adlandırılan bölgesinde yaşadı, olağanüstü bir zenginliğe ve üne sahipti. Babası Zeus’tan gelen soylu soyu nedeniyle, insanların söylediği gibi, tanrıların çok özel bir dostu oldu.Ancak daha sonra, sahip olduğu iyi talihi sıradan bir insan gibi karşılamadı ve tanrılarla ortak sofraya ve onların tüm samimi sohbetlerine katıldığı için, ölümsüzler arasında ifşa edilmemesi gereken olayları insanlara duyurdu. Bu nedenle henüz hayattayken cezalandırıldı ve ölümünden sonra, efsanelerde anlatıldığı gibi, Hades’te dinsizler arasında derecelendirilerek ebedi cezaya mahkum edildi.”

Diodoros Siculus – Tarih Kütüphanesi 4.Kitap

“Derler ki tanrıların başa sardığı
hiçbir kötülük, hiçbir bela ve hiçbir dert
yokmuş insan doğasının katlanamayacağı.
İşte söylentiye göre soyu Zeus’a kadar uzanan 
kutsanmış Tantalos’un – ki kötü kaderiyle
alay etmiyorum- başının üzerinde ödünü 
koparan koca bir kaya asılı dururmuş. Derler ki
ölümlüyken eşitleriymiş gibi tanrıların sofrasına
davet edildiği halde, kötü bir hastalık olan
diline hakim olamama illeti yüzünden çekermiş
bu cezayı.”

Orestes, Euripides

“Bazıları onun Tanrıların gizemlerini boşboğazlık ederek insanlara söylediği, ambrosia’yı arkadaşları ile paylaşmaya kalkıştığı için bu cezanın verildiğini söylerler.”

Pseudo Apollodoros – Bibliotheka, XI.Pelops Ailesi – II

“Jove ve Pluto’nun oğlu Tantalus, Dione’den Pelops’u doğurdu. Jüpiter planlarını Tantalus’a anlatmaya ve onu tanrıların ziyafetlerine kabul etmeye alışkındı, ama Tantalus planları insanlara bildirdi. Bu yüzden Ölüler Ülkesi’nde beline kadar suyun içinde durduğu, ama her zaman susadığı ve su içmek istediğinde suyun çekildiği söylenir. Elmalar da başının üzerinde asılı durur ve onları toplamak istediğinde, rüzgarın hareket ettirdiği dallar geri çekilir. Kocaman bir taş da başının üzerinde asılı durur ve sürekli üzerine düşeceğinden korkar.”

Hyginus, Fabulae

“Kutsanmış Tantalos -ki şimdi onun talihsizliğiyle alay etmiyorum- [5] Zeus’un oğlu olduğu söylenen Tantalos kafasının üzerinde sallanan kayaya bakarak havada asılı kalır; derler ki bu cezayı, bir insan olmasına rağmen tanrılar tarafından onlardan biri gibi şölenlerinin onurunu paylaşmaya davet edildiğinde [10] ağzını tutamayarak sergilediği utanç verici zayıflık nedeniyle öder.”

Olympian Ode, Pindaros
Profile of Tantalus, Mortal Son of Zeus
  1. Tanrılar Gibi Yaşamak İstemesi

Troya’da savaşan Yunan krallarının dönüş yolculuklarını anlatan M.Ö. 6. yüzyıla ait bir destan olan Nostoi’nin parça parça kalıntılarından farklı bir versiyon bilinmektedir. Bu anlatıda Tantalos, Zeus’tan bir tanrı gibi yaşamasına izin verilmesini istemiştir. Zeus bu dileği yerine getirmiş, ancak Tantalos’un kibrini de görmezden gelmemiştir: Bu yüzden Tantalos bir tanrı gibi yaşamasına rağmen Zeus onu başının üzerinde sürekli büyük bir taş sallandırarak cezalandırmıştır. Tantalos böylece servetinin tadını çıkaramamıştır.

  1. Zeus’un Köpeği

Tantalos’un suçunun, muhtemelen Lidya’daki Sipylus Dağı’nda Tantalos’a ait olduğu iddia edilen mezarla ilgili yerel geleneklerle bağlantılı bir başka versiyonu daha vardır. Bu kez, Tantalos’un arkadaşı Pandareus’un Zeus’un bekçi köpeğini nasıl çaldığı ve onu saklaması için Tantalos’a verdiği anlatılır. Ancak Zeus köpeği geri almaya çalıştığında (çoğu kaynak Hermes’i gönderdiğini belirtir), Tantalos köpeğin kendisinde olmadığına dair yemin eder. Bu yalancı şahitliğin cezası olarak Zeus Tantalos’u öldürüp diri diri Sipylus Dağı’nın altına gömer.

“Pelops ve Tantalos’un bir zamanlar ülkemde yaşadığına dair kanıtlar günümüze kadar ulaşmıştır. Tantalos’un adını taşıyan bir göl ve ünlü bir mezar vardır ve Sipylus Dağı’nın zirvesinde, Anne Plastene tapınağının ötesinde Pelops’un bir tahtı vardır. Hermus nehrini geçerseniz, Temnus’ta canlı bir mersin ağacından yapılmış bir Afrodit heykeli görürsünüz. Pelops’un tanrıçaya yakarırken ve Hippodameia’yı gelini olarak isterken bu tahtı ona adadığı bizim inancımızda bir söylentidir.”

Pausanias, Hellas’ın Tasviri 5.1 – 15

“Kronos’tan korkan Rhea, Zeus’u Girit mağarasına sakladığında, bir keçinin memesi Zeus’un karnını doyurdu. Rhea’nın isteğiyle altın bir köpek keçiyi koruyordu. Zeus Titanları kovup Kronos’u güçten yoksun bıraktıktan sonra keçiyi ölümsüz kılmıştır. Bugüne kadar yıldızların arasında onun bir temsili vardır. Altın köpeğe Girit’teki bu kutsal yeri korumasını emretmişti. Merops oğlu Pandareus köpeği çaldı ve Sipylus Dağı’na götürdü. Onu koruması için Zeus ve Pluto’nun oğlu Tantalos’a verdi. Bir süre sonra Pandareus Sipylus Dağı’na gitti ve köpeği istedi. Tantalos onu hiç almadığına yemin etti. Zeus onu cezalandırmak için Pandareus’u durduğu yerde bir kayaya dönüştürdü. Tantalos’u da yemininden döndüğü için bir yıldırımla yere serdi ve Sipylus Dağı’nı onun başına dikti.”

Antoninus Liberalis, Metamorfozlar
Tantalus, Gioacchino Assereto 

TANTALOS’UN CEZASI

Tantalos’un cezası da tıpkı işlediği suç gibi kaynaktan kaynağa değişir. En bilinen ve aynı zamanda en eski versiyonlarından biri Homeros’un Odysseia Destanı’nda anlattığıdır. Odysseia’ya göre, Odysseus yeraltı dünyasını ziyaret ettiğinde Tantalos’un ebedi cezasını görür. Tantalos’un acımasız bir şekilde yemek ve içecekten ebediyen yoksun bırakıldığını anlatır. Tantalos bir gölün içinde ayakta durur ve ne zaman su içmek istese, su toprağa çekilir. Ne zaman üzerinden sarkan yemişlere uzanmak istese, bir rüzgar yemişleri uzağa savurur. Bu yüzden sonsuz bir açlığın işkencesini çeker.

“Tantalos’u da gördüm, korkunç işkenceler çekerken: 
Duruyordu bir gölün içinde, ayakta, 
yüksele yüksele çıkıyordu su çenesine kadar, 
ama içmek için davrandı mıydı, damlasını alamıyordu suyun, 
ihtiyar adam eğiliyor, eğiliyor, eğiliyordu, 
su da çekiliyor, çekiliyor, yok oluyordu emen toprakta, 
ve bir çamur peyda oluyordu ayaklarının dibinde, 
kapkara, ossaat bir tanrı kurutuveriyordu gölü. 
Yemişler sarkıyordu başının üstünde dallı hudaklı ağaçlardan 
armutlar, narlar, pırıl pırıl elmalar,
ballı incirler, tombul zeytinler sarkıyordu, 
ama ihtiyar adam, koparayım diye ellerini uzattı mıydı, 
bir yel geliyor, savuruyordu onları kara bulutlara.“

Odysseia, Homeros

“Tantalos’a Hades de verilen ceza üzerinde bir taşın sallanması, her daim gölün içinde durması, omuzlarının üzerinden iki yana baktığında gölün kıyısında meyve ağaçlarının büyüdüğünü görmesiydi. Su çenesine geliyordu fakat bir yudum içecekken su çekiliyordu; meyveleri yiyecekken rüzgarlar meyveleriyle birlikte ağaçları bulutlar kadar yükseğe kaldırıyordu.”

Pseudo Apollodoros – Bibliotheka, XI.Pelops Ailesi – II

Diğer kaynaklara göre, Tantalos’un cezası başının üzerinde sürekli korku uyandıran bir taşın sonsuza dek asılı kalmasıydı. Daha sonraki bazı kaynaklar bu iki rivayeti birleştirmiştir: Onlara göre Tantalos, meyvelerini yiyemediği ağaçlarla çevrili, suyunu içemediği bir gölde debelenirken başının üzerinde bir taş asılı duruyordu.

“Olympos’tan kopup 
gökle yeryüzü arasında 
asılı durarak bağlandığı
altın zincirlerin ucunda sallanan
Tantalos’un kayası olsaydım.”

Orestes, Euripides

“Böyle şeyler söyleyen ve sözleriyle
lirinin teline vuran Orpheus’a 
gözyaşı döküyordu kansız ruhlar: Tantalos geri çekilen
suyu yakalamaya çalışmadı”

Ovidius, Metamorfozlar X.Kitap 40

“Jove ve Pluto’nun oğlu Tantalus, Dione’den Pelops’u doğurdu. Jüpiter planlarını Tantalus’a anlatmaya ve onu tanrıların ziyafetlerine kabul etmeye alışkındı, ama Tantalus planları insanlara bildirdi. Bu yüzden Ölüler Ülkesi’nde beline kadar suyun içinde durduğu, ama her zaman susadığı ve su içmek istediğinde suyun çekildiği söylenir. Elmalar da başının üzerinde asılı durur ve onları toplamak istediğinde, rüzgarın hareket ettirdiği dallar geri çekilir. Kocaman bir taş da başının üzerinde asılı durur ve sürekli üzerine düşeceğinden korkar.”

Hyginus, Fabulae
Tantalus by Hendrick Goltzius, Dutch,  (1588)
Tantalus by Hendrick Goltzius, Dutch,

LECRETIUS’UN YORUMU

Öte yandan Lecretius, Tantalos’un hikayesini rasyonel bir bakış açısı ile ele alır. Ona göre, Tantalos’un işkencesi gerçek değildir ama batıl inançların kurbanı olmuştur.

“Ve şüphesiz o işkenceler
Acheron’da, derinliklerde, hepsi bizimdir
Burada, bu hayatta. Tantalos yok, bitkin
Masallarda anlatıldığı gibi, asılsız bir dehşetle,
Havada asılı duran dev kayadan korkar:
Ama, daha ziyade, hayatta Tanrıların boş bir korkusu
Ölümlülüğü çağrıştırır ve her biri korkar
Şansı yaver giderse.”

Lecretius

HALİKARNAS BALIKÇISI’NIN YORUMU

Halikarnas Balıkçısı, Anadolu Efsaneleri kitabında Tantalos’un öyküsünü anlattıktan hemen sonra bu hikayenin kökenini tartışır. Ona göre, Tantalos, anaerkil toplum düzeninden babaerkil toplum düzenine geçiş dönemin de yaşamıştır ve anaerkil düzeni savunduğu için, babaerkil toplum tarafından böyle bir cezaya çarptırılmıştır.

“Şimdi gelelim bu Efsanenin için uydurdulduğuna… Tantalos muhakkak çok eski matriyarkal bir çağda yaşamıştı. Çünkü Sypilos Dağı’nda ana tanrıça Kibele’nin bir Hitit kabartması olduğu gibi, arkeolog Texier tarafından tahrip edilen tantalos mezarının ta tepesinde de koca bir taş fallo (erkek üreme organı) vardı. Kendisi matriyarkal toplumun çökmek, patriyarkal bir toplumun kurulmak üzere olduğu bir zamanda yaşadığı için patriyarkal bir dine inananlar tarafından kafir sayılırmış ve patriyarkal dinin erkek tanrıları olanlar tarafından yukarıda anlatılmış olan cezaya çarptırılmıştır.”

Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı

TANTALOS’UN MEZARI

Tantalos’un Mezarı’ndan ilk bahseden ünlü gezgin ve coğrafyacı Pausanias’tır. Hellas’ın Tasviri isimli kitabında, Tantalos’un Mezarı’nın Sypilos Dağı’nda olduğundan ve mezarı gördüğünden bahseder. Tantalos’un aksine oğlu Pelops’un, Troya kralı İlos tarafından ülkesinden sürüldüğünü de ekler. Mitolojik öykülere göre de Pelops, Anadolu’yu terk ederek, Yunanistan’a göç edecek ve Yarımadaya Peloponez adını verecektir.

Pausanias’ın bu yorumu, 19.yy arkeologlarını bölgede araştırma yapmaya teşvik eder. Yamanlar Dağı’nın Bornova Ovası’nda keşfe çıkan arkeologlar Bayraklı’ya bakan yamaçlardaki mezarlardan en büyüğünün “Tantalos’un Mezarı” olduğunu iddia ederler.

Daha sonraları keşfe gelen Chaerles Texier, bölgede bulunan 12 tümülüste araştırmalar yapmış ve Tantalos’un Mezarı olarak özdeşleşen tümülüsü kazarak planını ortaya koymuştur. Texier’e göre, tümülüsün üzerinde bulunduğu kale ve çevresindeki ev kalıntıları Tantalos’un kentine aittir.

Ancak Texier ile aynı dönemde yaşayan İngiliz jeolog William John Hamilton, Texier’in görüşüne katılmaz. Ona göre, bu kalıntılar eski Smyrna kentine aittir.

Arkeoloji dünyası, bu kalıntıların Tantalos’un Mezarı olduğu konusunda fikir birliğine ulaşamamıştır.

“Thyestes’in ya da Broteas’ın oğlu olan (her iki rivayete göre de) ve Agamemnon’dan önce Clytaemnestra ile evlenen Tantalos’un burada gömülü olduğuna itiraz etmeyeceğim; ama efsaneye göre Zeus ile Pluto’nun oğlu olan kişinin mezarı – görülmeye değerdir – Sipylus Dağı’ndadır. Biliyorum çünkü gördüm. Dahası, Sipylus’tan kaçması için ona hiçbir baskı yapılmadı, daha sonra Frigyalı Ilus ordusunu üzerine sürdüğünde Pelops’u kaçmaya zorladığı gibi… Ama soruşturmayı daha fazla sürdürmemeliyim. Yakınlardaki çukurda yapılan ayinin bir yerli olan Nicostratus tarafından başlatıldığını söylerler. Günümüzde bile Demeter’in kızı olan Bakire’nin onuruna çukura yanan meşaleler atarlar.”

Pausanias, Hellas’ın Tasviri 2.22
“Tantalos’un Mezarı” olarak bilinen tümülüs. Texier (1849). Lev. 130’dan.

SPİL DAĞI VE KARAGÖL

Bugün Manisa’da bulunan Spil Dağı’nda Tantalos’un kızı Niobe’nin Ağlayan Kayası ve oğlu Pelops’un tahtı bulunmaktadır.

Öte yandan İzmir Yamanlar Dağı üzerinde bulunan ve tektonik bir göl olan Karagöl bulunmaktadır. Efsaneye göre, Zeus Tantalos’u Spilos Dağı’ndaki bir yarıktan Tartaros’a gönderdikten sonra, bu yarak daha sonra göl haline gelmiştir. Bugünkü Karagöl olarak bilinen gölün, Tantalos Gölü olduğuna inanılır. 

İzmir Karagöl Tabiat Parkı - Tek Başına da Olur