Tragedya Özeti: Sofokles – Antigone

Kirke Tasarım

Sofokles’in ünlü tragedyası Antigone, haksızlığa karşı susmayan Antigone’u ve yanlış kararlardan dönmemekte ısrarcı olan kral Kreon’un başına gelen korkunç olaylar silsilesini konu alır.

Antigone oyunu, ünlü tragedya yazarı Sofokles’in günümüze ulaşan yedi oyunu arasındaki en eskisi olanıdır ve ilk defa M.Ö. 422 yılında sahnelenmiştir.

Oyun, yine Sofokles’in kaleme aldığı ve günümüze ulaşan Oidipus Rex ve Oidipus Kolonos‘ta oyunları ile Aiskhylos‘un kaleme aldığı Thebai’ye Karşı Yediler oyunlarının konu aldığı olaylardan sonrasını ele alır. Bu dört oyun zaman ve konu açısından birbirlerine zincirleme bağlıdır.

Önceki üç oyunun kısa özeti şöyledir. Thebai kralı Oidipus, bilmeden babasını öldürmüş ve öz annesi ile evlenmiştir. Bu evlilikten Antigone ve İsmene adlı iki kızları, Polyneikes ve Eteokles isimli iki oğulları olmuştur. Thebai kentine veba salgını gelince, Oidipus tanrıların neden öfkelendiğini araştırır ve korkunç gerçeği açığa çıkarır. Böylece öz annesi ve karısı Iokaste intihar eder, Oidipus ise gözlerini kör eder ve Thebai kenti tarafından sürgüne gönderilir. Buraya kadar olan kısım Oidipus Rex oyunun konusudur.

Oidipus, iki kızının refakatinde sürgüne gider ve ülke ülke dolaşıp en sonunda Atina yakınlarındaki Kolonos kentine sığınır. Sürgün edilmesine sesini çıkarmayıp Thebai’de kalan oğullarına da çok kızgındır. Bu esnada, Thebai kentini sırasıyla yönetmeye karar veren Eteokles ve Polyneikes kavga eder. Küçük kardeş Eteokles tahtı ele geçirip, Polyneikes’i ülkeden kovar. Argos krallığına sığınan Polyneikes, Argos kralının kızı ile evlenir ve kısa sürede kralı Thebai’ye savaş açmaya ve hakkı olan tahtı geri alması için yardım etmeye ikna eder. Polyneikes’in aldığı kehanete göre, Oidipus hangi oğlunu desteklerse o kazanacaktır. Bu yüzden Thebai’nin üzerine yürümeden önce, Atina’ya gider ve Oidipus’un merhametini diler. Ne var ki, Oidipus iki oğlundan tiksinmektedir ve birbirlerini öldürmeleri için onları lanetler. Polyneikes eli boş döner, Oidipus ise Atina kralı Theseus ile kızlarının gözetiminde, mucevi bir şekilde ölür. Onun mezarı kimseyle paylaşılmaz, çünkü Atina kentini koruyacağına inanılır. Buraya kadar ki olay örgüsü Oidipus Kolonos‘ta oyununun konusudur.

Polyneikes, Argos ordusu ile birlikte Thebai’ye saldırır. Thebai kentinin yedi kapısı vardır ve her kapıya ordusu ile birlikte yedi komutan atanmıştır. Şehir kuşatıldığında, Thebai kralı Eteokles, tıpkı Argos ordusu gibi her kapıya altı Thebai soylusu atar. Son ve yedinci kapıda, Polyneikes’in karşısına ise kendisini atar. İki kardeş savaş esnasında karşılaşır ve Oidipus’un laneti gerçekleşerek birbirlerini öldürürler. Böylece tahta, dayıları Kreon geçer. Kreon, Eteokles’e düzgün bir cenaze töreni düzenlemeye karar verir ama memleketine yabancı bir ordu ile saldıran Polyneikes’in cesedini ulu orta bırakmayı emreder. Antigon katiyen bu kararı kabul etmeyecektir. Buraya kadar olan kısım ise Thebai’ye Karşı Yediler oyununun konusudur.

Başka kaynaklara göre, Thebai’ye Karşı Yediler savaşında, Thebai’nin ünlü bilicisi Teiresias, Thebai’li bir vatandaş kendi isteğiyle kurban edilirse, Thebai kentinin zarar görmeyeceğini bildirir. Kreon’un oğlu Megareus, memleketi Thebai için kendisini feda eder. Onun bu kahramanca hareketi, şehrin kaderini değiştirir ve Thebai kenti savaşta zarar görmeden kurtulur.

Antigone in front of the dead Polynices by Nikiforos Lytras 1865

Özet

Kişiler

Antigone – Oidipus’un Kızı
İsmene – Oidipus’un kızı
Kreon – Thebai hükümdarı
Haimon – Kreon’un oğlu, Antigone’nun nişanlısı
Teiresias – Kör kahin
Koro – Thebaili ihtiyarlar
Muhafız
Haberci
Hizmetkarlar

Marie Spartali Stillman (1844-1927), Antigone

Oyun Özeti

Oidipus’un kızları Antigone ve İsmene, Thebai sarayının önünde buluşurlar. Antigone, Kreon’un kararını İsmene’ye anlatır. Erkek kardeşleri Polyneikes mezarsız bırakılmıştır ve eğer bu biri bu karara karşı çıkarsa taşlanarak öldürülecektir. Ancak Antigone bu karar karşı çıkmaktadır ve kardeşini gömmeyi hedeflemektedir. İsmene önce şimdiye kadar yaşadıklarını özetler, sonra da Antigone’a sadece bir kadın olduklarını, bu yüzden bir şey yapamayacaklarını hatırlatır. İkisi arasında bir tartışma çıkar. İsmene, yasak yüzünden korku içindedir. Antigone ise yasağa rağmen kardeşini gömmeye kararlıdır. İkisi de sahneden çıkarlar.

Koro, iki kardeşin savaşını anlatmaya başlar:

Argos’tan silahlanıp gelen beyaz kalkanlı düşmanını, dizginleri koyuverip alabildiğine kaçmaya sevk ettin. Bu düşmanı Poluneikes bize karşı ve haksız bir dava için ayaklandırmıştı ve Kartal gibi acı sesler çıkararak yurdumuza saldırıyorlardı. Kalkanlarının kar gibi beyaz kanadlarına sığınmışlar ve bol bol silahlanmışlardı. At yeleli miğferleri vardı.

Çatılarımızın üstünde, yükseklerde süzülüyorlardı. Öldürücü mızraklarıyla, açılmış kocaman bir ağız gibi, yedi yapımızın dileklerini tehdid ediyorlardı. Fakat korkunç ağzının hırsını kanımızla söndüremeden ve kulelerimizin etrafını Hephaistos’un çıralı alevleri sarmadan kaçtı. Şimdi kartalın arkasından Ares’in yıldırımları gürlüyor ve yaman dövüşen Thebai ejderhasını yenemiyeceğini ona anlatıyordu.

Koro görüldüğü üzere Argosluları bir kartala benzetir. Thebai kalkanında ise ejderha vardır ki ejderha Thebai kentinin kuruluşu ile yakından ilgili bir yaratıktır.

Sonra koro iki kardeşin birbirlerini nasıl öldürdüğünü aşağıdaki gibi anlatır.

Yalnız aynı anadan doğan ve aynı kanı taşıyan iki kişi kin içinde, birbirlerine aynı kuvette iki mızrak fırlatarak müşterek bir ölümle birleştiler.

Polyneikes ve Eteokles, Thebai şehrine bir zarar gelmeden birbirlerini öldürmüştür. Kreon ihtiyar meclisini toplamıştır. Kreon, meclise Eteokles’e cenaze düzenleyip, şehre saldıran Polyneikes’e düzenlemeyeceğini açıklar ve kendisine destek olmalarını ister. Muhafız sahneye girer ve terk edilmiş cesedi geleneklere uygun olarak gömdüğünü haber verir. Kreon duyduklarına çok öfkelenir ve hemen sorumlunun bulunmasını emreder. Aksi halde yasaya uymayan kişi, para almış bir muhafız olmalıdır.

Antigone donnant la sépulture à Polynice by Sébastien Norblin (1825)

Muhafız ve Antigone sahneye girerler. Muhafız, Polyneikes’i yasaya uymadan gömenin Antigone olduğunu, kızı ölü ile beraber yakaladığını söyleyerek Kreon’u çağırır.

Antigone, Kreon’un emrini bilmesine rağmen, cesedi uygun bir şekilde gömenin kendisi olduğunu itiraf eder. Yaptığının doğru olduğunu ve Thebai halkının da böyle düşündüğünü fakat korkudan karşı çıkamadıklarını ekler. Kreon, emrine itiatsizliği yüzünden kıza çok sinirlenir.

İki hizmetkar, İsmene’yi getiriler. Kreon, İsmene’nin de bu işe bulaştığından şüphelenmektedir. İsmene, Antigone ile birlikte Polyneikes’i gömdüklerini söyler ama Antigone bu itirafı yalanlar. İsmene, daha önce korkmasına rağmen, artık Antigone ile birlikte infaz edilmek istemektedir. Antigone’ye bir şey olursa yaşayamayacağını söyler. Sonra, Kreon’a oğlunun nişanlısı olan Antigone’u nasıl öldüreceğini sorar. Kreon duyduklarına çok sinirlenir ve Antigone ile oğlunun evlenmeyeceğini duyurur. Böylece muhafızlar Antigoe ve İsmene’yi götürürler.

Kreon’un oğlu Haimon sahneye girer. Kreon, oğluna verdiği hükümden dolayı kızgın olarak gelip gelmediğini sorar. Haimon, babasını desteklediğini belirtir. Kreon oğlunun dediklerini duyunca mutlu olur. Antigone’yi kendi iktidarını sağlamlaştırmak için cezalandırmalıdır, aksi takdir ülkede disiplini sağlayamayan bir hükümdar olacaktır.

Haimon sözü alır ve halkın bu asil genç kızın feci şekilde öldürülecek olmasından dolayı dehşet içinde olduklarını, kızın davranışını haklı bulduklarını anlatır. Yani Kreon’un eylemi, halkını karşısına alacaktır.

Kreon oğluna çok kızar. Genç birinden devlet idaresine dair fikir almayacaktır. Sırf kızla evlenmek için böyle konuştuğunu söyler ona. Böylece baba oğul tartışmaya ve birbirlerine hakaretler etmeye başlarlar. Haimon öfkeyle sahneden çıkar.

Kreon, Antigone’yi fena şekilde öldüreceğini ama İsmene’ye dokunmayacağını koroya yani yaşlılar heyetine açıklar ve sahneden çıkar.

Antigone Gives Token Burial to the Body of Her Brother Polynices,1835–98
Jules-Eugène Lenepveu 

Muhafızlar Antigone’yi getirirler. Antigone gelin şarkıları bile söylenmeden Hades’e gideceği için üzgündür. Sonra, Frigyalı Tantalos’un kızı Niobe’nin Spylos dağında nasıl öldüğünü anlatmaya başlar. Taşlar ağır ağır büyüyerek, onu bir sarmaşığın birbirine giren dalları gibi sarmışlardır. Anlatılanlara göre, kirpiklerine biriken göz yaşları durmadan göğsüne damlarmış. Antigone da işte böyle bir ölüme gittiğini söyler.

Kreon, Antigone’nin feryatlarına sinirlenerek içeriye girer ve muhafızlarına onu diri diri gömmelerini emreder. Antigone’yi alıp götürürler.

Koro, Danae’nin hikayesini anlatmaya başlar.

Bir zamanlar Danae’nin taze vücudu da gökyüzünün ışığını demir bir hücre ile değişmeye ve zindan gibi bir odanın sessizliğine inmeye mecbur olmuştur. Halbuki o da asil, senin gibi asildi evladım, ve karnında Zeus’un altın bir yağmur haline gelen tohumunu saklıyordu. Fakat bahtın cilvelerinde korkunç bir kudret vardır; ne zenginlik, ne Ares, ne de surlar, ne de dalgaların dövdüğü siyah gemiler insanı ondan koruyamaz.

Dryas’ın azgın oğlu ve Hedon hükümdarı Lykurgos da azgın hakaretlerine mukabele olarak, Dionysos tarafından zincire vuruldu ve sert kayalıkların arasına sıkıştırıldı. Deliliğinin köpürüp taşan kudreti orada çabucak sönüverdi. Çılgın alaylarla tanrılara dokunmanın ne demek olduğunu hemen anladı ve Cezbeli Meneadları (Dionysos’u takip edenler) yatıştırmak ve Bakkhos meşalelerini söndürmek istemiş ve kaval çalan Musaları kızdırmıştı.

İki kardeş denizin birleştiği Kyani kayalıklarının yanında Bosphoros kıyıları ve Trakya’nın Salmydessos’u vardır. Ve orada Tanrı Ares bir zamanlar Phineus’u iki oğlunun gözlerindeki müthiş ve kör edici yarayı gördü. Bu yaraları, Phineus’un kudurmuş karısı açmıştı. Göz çukurlarını hançerle değil, kanlı elleriyle ve mekiğinin sivri uçlarıyla oymuştu. Zavallı çocuklar acılarla kıvranıyorlardı ve bahtlarına yanıyorlardı. Bedbaht bir şekilde evlenmiş olan analarından ıstırap için doğmuşlardı. Anaları çok eski Eektheus sülalesindeki Boreas’ın uzak mağaralarında ve onun vücuda getirdiği fırtınaların içinde büyümüştü. Atları bile geride bırakıp dik yamaçlara tırmanırdı. Bir tanrı çocuğu idi, fakat o da evladını, ihtiyar Moria’ların elinden kurtulamadı.

Sahneye bilici Teiresias girer. (Teiresias, Sofokles’in Oidipus Rex trajedisinde de vardır. Şehrin kör kahinidir ve Oidipus’a katil olduğunu söyleyip, kehaneti açıklayan kişidir.)

Teiresias’a herkes gibi kral Kreon da saygı göstermektedir. Teiresias, gördüğü alametleri detaylı bir şekilde anlatmaya başlar. Polyneikes’in cesedi gömülene kadar, parçalarını hayvanlar birçok yere taşıdığı için tanrılar sinirlidir. Artık kurbanların bile tanrıların sinirini hafifletemeyeceğini ve yaptığı hatadan bir an önce dönmesi gerektiğini söyler.

Kreon duyduklarına iyice sinirlenir. Polyneikes’in cesedinin gömülmesine izin vermeyeceği konusunda diretir. Teiresias’ın böyle konuşmasını, rüşvet almasına bağlar ve onu suçlar.

Böylece, Teiresias asıl kehaneti anlatır. Kısa süre içerisinde haksızlıkları insafsızca cezalandıran Erinyelerin, Kreon’u bu davranışları yüzünden cezalandıracağını söyler ve sahneden çıkar gider.

Koro yani ihtiyar meclisi Kreon’a, hemen gidip Antigone’yi kurtarmasını ve mezarsız yatan kardeşine ise mezar vermesini tavsiye eder. Bu sefer Kreon gururunu kırar ve ısrarından vazgeçer. Böylece sahneden çıkar.

Jean-Joseph Benjamin-Constant, Antigone au chevet de Polynice, 1868

Koro yine hikaye anlatmaya başlar.

Ey çok isimli Dionysos, Kadmos kızının neşe ve gururu, yıldırımlar saçan Zeus’un oğlu. Ünlü İtalyayı korusun, ve Eleusis’in herkese açık olan vadilerinde hüküm süresin! Ey Bakkhos, Bakkhai’lerin vatanı olan Thebai’nin efendisi! O Thebai ki, kenarından İsmenos ırmağının kıyılarında vahşi ejderhanın tohumları büyüdü.

Çifte kayaların (Parnassos dağının çifte zirvesi) üzerinde seni meşelalerin parıltısı karşılar. Oradaki Kastalia pınarlarının yanında etrafını coşkun Korrykos perileri sarar. Nysa tepelerinin sarmaşıklarla kaplı sırtlarından asmalarla süslü yeşil sahiline gelip Thebai sokaklarında dolaşırken neşeli Hey! Hey! lerin ölmez akisleriyle karşılanırsın.

Sen bu şehri bütün başka şehirlerden daha üstün tutuyorsun, çünkü Zeus’un yıldırımlarına çarpan anan burayı severdi. Ne olur, bugün de gel! Bütün şehir halkını tehlike ve korku sarmıştır, şifa veren ayaklarınla Parnassos tepelerinden inerek veya boğazın coşkun suları üzerinden yürüyerek gel!

(Yunanistan’ın her yerinden gelen kadınlar, her sene, kışın, gün dönümü sıralarında Parnassos dağında Dionysos ve Apollo şerefine ayin yaparlar, meşaleleri her yeri aydınlatırdı. Kastalia pınarı da Parnassos dağından fışkırır. Bu pınarın arkasında ise Korrykos adlı damla taşı mağarası vardır.)

Antigone Kneeling Next To The Body Of Her Brother Polynices, Painted By Joseph Abel (c. 1764—1818)

Haberci sahneye girer ve Kreon’un oğlu Haimon’un babasına kızgınlıkla kendini öldürdüğünü haber verir. Kreon’un karısı Euridyke sahneye girer ve neler olduğunu sorar.

Haberci olan biteni anlatır. Kreon’la Polyneikes’in cesedini gömüp, sonra diri diri gömülen Antigone’yi kurtarmak için gittiklerini söyler. Kızın mezarına vardıklarında feryatlar duymuşlardır; çünkü Antigone ölümü beklemeden kendini asmıştır ve nişanlısı Haimon ise başında ağlamaktadır. Haimon, babası Kreon’u görünce tiksinmiş ve kılıcını alıp kendine saplamıştır.

Euridyke bu haber üzerine saraya girer. Haberci ile ihtiyar meclisinden oluşan koro, oğlunun ölüm haberini yeni almış kadının davranışına şaşırırlar. Haberci, Euridyke’ye bakmak üzere sahneden çıkar.

Sahneye Kreon girer, korkunç bir üzüntü içindedir. Hemen ardından da saraydan bir hizmetkar koşarak gelir. Karısı Euridyke, Haimon’ın ölümü üzerine intihar etmiştir. Eurydike’nin diğer oğlu Megareus, kısa süre önce Thebai kentini kurtarmak için kendisini kurban etmiştir. Şimdi de diğer oğlu Haimon, nişanlısının ölümüne duyduğu korkunç bir üzüntüyle intihar etmiştir. Yaşadıklarına daha fazla katlanamayan, iki evladını kısa sürede yitiren Eurydike olan biteni andıktan sonra kendisini öldürmüştür.

Kreon duyduklarına inanamaz ve delirir. O da tıpkı ailesinin diğer fertleri gibi ölmek ister. Aldığı yanlış kararlarda ısrarcı olması yüzünden bütün ailesini kaybetmiştir.

Antigone and Ismene by Emil Teschendorff, Antigone and Ismene, n.d.