Truva Savaşı’nı Başlatan ve Bitiren Kurbanlar

Truva Savaşı, Yunan prensesi İfigenya’nın kurban edilmesi ile başlar; on sene sonra Troya prensesi Poliksena’nın kurbanı ile son bulur.

Troya Savaşı, Troyalı Paris’in, Spartalı Helen’i kaçırması ile başlar. Helen ve Menelaos’un evliliğini korumaya yemin etmiş Yunan kralları, sözlerini yerine getirmek için ordularını toplarlar. İlyada’da Gemiler Kataloğu’nda bahsedildiği üzere, onlarca gemilik donanmaları ile birçok ülkenin kralı savaşa katılır. Bütün ordular, Miken Kralı Agamemnon’un komutası altında birleşirler. Bu yüzden Agamemnon’a “kralların kralı” denir.

Troya’ya yelken açmadan önce, orduların Aulis’te toplanmasına karar verilir. Böylece ordu, yavaş yavaş Aulis sahillerinde toplanır. Ancak, Troya’ya açılmaları için, bir türlü elverişli rüzgarlar çıkmaz. Hemen tanrıların işi olduğunu anlayan komutanlar, ordunun kahini Kalkhas’a kimin hangi tanrıyı kızdırdığını sorarlar. Yanıt nettir: Agamemnon, Artemis’i gücendirmiştir ve eğer, Troya’ya gitmek istiyorsa, en büyük kızı İfigenya’yı tanrıçaya kurban etmelidir.

Agamemnon duydukları karşısında ilkin dehşete düşer. Evlat sevgisi ağır basıp kızını kurban etmezse, bunca adamı boşuna topladığı için gözden düşecektir. Belki de sinirlenen krallar, Troya yerine, onun krallığına saldıracaktır. İstemeyerek kehaneti yerine getirmeyi kabul eder. Kurnaz Odysseus, her şeyi çoktan planlamıştır. Agamemnon’un karısı, böyle bir kurbana karşı çıkacağından, kızı Akhilleus ile evlendirmek için Avlis’e getirmeye karar verirler. Böylece, en ünlü Yunan kahramanına gelin olma hevesiyle gelen İfigenya, bütün Yunan Ordusunun önünde kurban edilir. Bakire İfigenya, öldürüleceğini öğrendiğinde, sakinliğini koruyarak kendisini feda etmeyi seçmiştir. Korkusuzca ve hiç tereddüt etmeden sunağa çıkar. Kızın soylu davranışı, ordu tarafından hayranlıkla karşılanır. Böylece uygun rüzgarlar çıkar ve Troya Savaşı başlar.

İphigenia’nın Kurban Edilmesi, Geç 17.yy Eseri

Savaş on yıl sürer. Savaşın ünlü kahramanları Akhilleus ve Hektor ölmesine rağmen, ne Yunanlılar ne de Troyalılar üstünlük sağlayabilir. Cin fikirli Odysseus’un önerisi ile Troya Atı inşa edilir ve şehre sızan Yunanlılar, kenti düşürmeyi başarır. Kısacası, Yunanlılar on senelik mücadelenin sonunda istediklerine kavuşurlar ve şehri talan ederler. Artık geri dönüş vakti gelmiştir. Komutanlar, Troya’nın mallarını ve kadınlarını kendi aralarında paylaşırlar. Ancak, Akhilleus’un ruhu adamlara görünür ve mezarı için bir kurban talep eder. Onlar için kanını dökmüş kahramanlara hediye vermeden giderlerse, bir daha kimsenin savaşmayacağını söyleyerek tehdit eder. Yapılması gereken şey apaçık ortadır. 

Troya prensesi Poliksena, bakiredir, güzeldir ve soyludur. Dolayısıyla, kurban olarak seçilir. Poliksena da tıpkı İfigenya gibi, kurban edileceğini öğrendiğinde, kaderini ağırbaşlılık ile karşılar. Ona göre, bir komutanın cariyesi olmaktansa onurlu bir şekilde ölmek daha iyidir. Neredeyse bütün çocuklarının ölümünü gören annesi Hekabe, tıpkı İfigenya’nın annesi gibi ağıtlar yakar, kızının öldürülmesine izin vermez. Ancak eril düzen güçlüdür. Poliksena, başı dik bir şekilde Akhilleus’un mezarına gider ve soğukkanlılık ile sunağın önünde durur. Kendisini kimsenin tutmasına izin vermez. Poliksena’nın kurban edilişi, İfigenya’nın kurban edilişine benzer bir etki yaratır orduda. Böylece, Troya Savaşı biter ve Yunan ordusu geldiği gibi geri döner.

Troya Savaşı, Yunanlı prenses İfigenya’nın kurban edilmesi ile başlar; Troyalı yani Anadolulu Prenses Poliksena’nın tam on yıl sonra kurban edilmesi ile son bulur.

Tıpkı, Spartalı Helen’in Troya’ya kaçması ve Troyalı Helen’in Sparta’ya dönmesi gibi. İki coğrafya arasındaki amansız kadın kaçırmaların ve kurbanların ne ilkidir ne sonudurlar.

Polyxena’nın Kurbanı, 17. yy eseri